Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı'nda İstanbul Halkı Temsilcilerine Nutku (1 Temmuz 1927);
- 9 Ara 2025
- 3 dakikada okunur

(...)"İstanbul halkını, İstanbul'daki cemiyetleri ve muhtelif teşekkülleri yüksek heyetinizde selamlamakla bahtiyarım. Aziz vatandaşlarımın bana karşı olan teveccüh ve muhabbetlerinin bugünkü parlak tezahüratından çok mütehassis oldum. Canı gönülden teşekkür ederim. İstanbul'dan çıktığım günden bugüne kadar uzun geldiği düşünülürse, sekiz senelik hasretin, İstanbul'un muhterem ahalisi için ruhumda ateşlediği özlemin büyüklüğü kolaylıkla takdir olunur.
İki büyük cihanın buluştuğu noktada, Türk vatanının ziyneti, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin gözbebeği İstanbul, bütün vatandaşların kalbinde yeri olan bir şehirdir.
Bu şehir, uğursuz hadiselerle mustarip bulunduğu zamanlar, bütün vatandaşların kalplerinde yaşayan yaralar açmıştı. Kalbi yaralı olanlardan biri de bendim. Bugün görüyoruz ki, geçirdiğimiz karanlık gecelerin rahminden kalplerimizi sevinçlerle dolduran nurlu seherler doğdu. Sekiz sene evvel mustarip ve ağlayan İstanbul'dan kalbim sızlayarak çıktım, uğurlayanım yoktu. Sekiz sene sonra kalbim müsterih olarak, gülen ve daha güzelleşen İstanbul'a geldim. Bütün İstanbulluların ruhuma heyecan veren sıcak ve muhabbetkâr kucağıyla karşılandım.
Sekiz sene, toplumumuzun yeni dahil olduğu devrin tarihi, ihtiva ettiği ihtimallerle, inkılâplarla ve neticeleriyle az dolu değildir. Sekiz senede milletimizin siyasi, toplumsal ve medeni gelişme yolunda gösterdiği kabiliyet ve liyakat derecesi yüksektir. Bu dereceyi her gün daha ziyade yükseltmek için çok dikkatle ve azimle çalışacağız!
Vatanın imarı, milletin refahı, daha çok gayret ve mesai talep etmektedir. Hissiyati ve vicdani anlayışları ilim ve fenle geliştirerek ve terbiye ederek toplumumuzun hakiki ve huzur ve saadetine çalışmak ulvi bir görüştür. Bu görüşü size, aziz İstanbul halkına, sekiz sene evveline kadar içinde yedi evliya kuvvetinde bir heyula tasavvur ettirilmek istenilen bu sarayın içinde söylüyorum.
Yalnız artık bu saray, zıllullahların değil, zıll olmayan, hakikat olan milletin sarayıdır. Ve ben burada milletin bir ferdi, bir misafiri olarak bulunmakla bahtiyarım.
İstanbul'un benzersiz güzellikleri, İstanbul halkının samimi itirafları içinde geçireceğim günlerin bende yeniden unutulmaz hatıralar bırakacağına, feyizli ilhamlar yaratacağına şüphem yoktur. Bunun için çok seviniyorum. Bu sevincimi bütün halka bildirmenizi rica eder ve yüksek heyetinizi tekrar selamlarım."
Kaynakça:
1-Hâkimiyeti Milliye, 2 Temmuz 1927, Numara: 2147, s.1.;
2-Cumhuriyet, 2 Temmuz 1927, Numara: 1129, s.3.;
3-Milliyet, 2 Temmuz 1927, Numara: 496, s.2.;
4-İkdam , 2Temmuz 1927, Numara: 10843, s.1.;
5-Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri II. Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yayınları, Ankara, 1959, s.246-247.;
6-Ahmet Bekir Palazoğlu, Başöğretmen Atatürk (1919-1928), c.1, TC Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Araçları ve Donatım Dairesi Başkanlığı, Ankara, 1991, s.453.
7-Niyazi Ahmet Banoğlu, "Atatürk'ün İstanbul'daki Günleri (1899-1919 / 1927-1938)", s.87-88'de "Atatürk'ün İstanbul ve İstanbullular için Söylevi:
(...)"İstanbul halkını, İstanbul'daki dernekleri ve çeşitli kuruluşları yüksek kurulunuzda selamlamakla mutluyum. Saygıdeğer vatandaşlarımın bana karşı olan yöneliş ve sevgilerinin bugünkü parlak görünümlerinden çok duygulandım. Bütün kalbimle teşekkür ederim.
İstanbul'dan çıktığım günden bugüne kadar sekiz sene geçti. Ayrılık ve özlemle geçen dakikaların bile ne kadar uzun geldiği düşünülürse, sekiz senelik hasretin, İstanbul'un saygıdeğer halkı için ruhumda ateşlediği özlemin büyüklüğü kolaylıkla değerlendirilir. İki büyük dünyanın birleştiği yerde, Türk vatanının süsü, Türk tarihinin serveti, Türk ulusunun gözbebeği İstanbul, bütün vatandaşların kalbinde yeri olan bir şehirdir. Bu şehir uğursuz olaylarla acılı bulunduğu zamanlar, bütün vatandaşların kalplerinde kanayan yaralar açılmıştı. Kalbi yaralı olanlardan biri bendim.
Bugün görüyoruz ki, geçirdiğimiz karanlık gecelerin içinden kalplerimizi sevinçlerle dolduran ışıklı seherler doğdu.
Sekiz sene evvel acılı, ağlayan İstanbul'dan kalbim sızlayarak çıktım. Uğurlayanım yoktu. Sekiz sene sonra kalbim rahatlamış olarak, gülen ve daha güzelleşen İstanbul'a geldim. Bütün İstanbulluların ruhuma heyecan veren sıcak ve sevgi dolu kucağı ile karşılandım.
Sekiz sene , toplumumuzun yeni girdiği dönemin tarihi içerdiği ihtilallerle, devrimlerle ve sonuçları ile az dolu değildir. Sekiz senede ulusumuzun, siyasal, toplumsal, uygar gelişme yolunda gösterdiği yetenek ve yeterlik derecesi yüksektir. Bu dereceyi her gün daha yükseltmek için çok dikkatle ve azimle çalışacağız.
Vatanın bayındırlığı ulusun refahı daha çok çaba ve çalışma istemektedir. Duyguları ve vicdani anlayışları bilim ve fen ile besleyerek, eğiterek toplumumuzun gerçek huzur ve mutluluğuna çalışmak yüce bir görüştür. Bu görüşü, size, saygıdeğer İstanbul halkına sekiz sene evveline kadar, içinde yedi evliya kuvvetinde bir heyula tasavvur ettirilmek istenilen bu sarayın içinde söylüyorum. Yalnız artık bu saray Allah'ın gölgelerinin değil gölge olmayan gerçek olan ulusun sarayıdır ve ben burada ulusun bir bireyi ve konuğu olarak bulunmakla mutluyum.
İstanbul'un gözü okşayan güzellikleri, İstanbul halkının içten nevazişleri içinde geçireceğim günlerin bende yeniden unutulmaz anılar bırakacağına, verimli esinler yaratacağına kuşkum yoktur. Bunun için çok seviniyorum.
Bu sevincimi halka iletmenizi rica eder ve yüksek kurulunuzu selamlarım."



Yorumlar