Atatürk'ten Seryaver Salih Bey'e (15 Ocak 1923)*
- 15 Oca
- 2 dakikada okunur

Atatürk, annesi Zübeyde Hanımefendinin vefatını 15 Ocak 1923 günü Eskişehir'de Başyaver Salih (Bozok) Bey'in telgrafı ile öğrenmişti.
Eskişehir: 15 (İmtiyaz sahibimiz tarafından) - Paşa Hazretleri validelerinin vefat haberini tebliği eden Seryaver Salih Bey'e şu telgrafnameyi çekmişlerdir:
"Verdiğiniz elim haber, beni çok üzdü. Merhumenin münasip bir tarzda defin merasimi yaptırınız. Cenabı Hak, millete hayat ve selamet versin.
Başkumandan
Gazi Mustafa Kemal" (1)
*Hâkimiyeti Milliye, 16 Ocak 1923, No: 714, s.1;
Siirt Mebusu Mahmut, "Gazi ve İnkılâp", Milliyet, 30 Kasım 1929, No: 1365 ve 9 Aralık 1929, No: 1374.;
"Atatürk'e Ait Hatıralar' Salih Bozok Anlatıyor", Cumhuriyet, 5 Şubat 1939, s.5;
"Atatürk'ün Toplanmamış Telgrafları", Der. Dr. Utkan Kocatürk, Edebiyat Yayınevi Ankara, 1971, s.17.
Milliyet'te belge şu açıklamayla yer almaktadır:
"Bu defaki Eskişehir ziyaretinin Gazi için pek acı hatırası oldu:
Şehre geldikleri gün, İzmir'de bulunan Seryaver Salih Bey'den (şimdi Yozgat Mebusu) bu telgrafname geldi. Telgrafta şu kara haber vardı:
Paşa'nın İzmir'in hasta bulunan validesi vefat etmiş... [...}
Gazi bu kara haber üzerine bir müddet düşündü: Cenaze merasiminde bulunmak için hemen İzmir'e mi hareket etmeli?.. O halde tespit olunan seyahat programını değiştirmek, İzmit ve İstanbul civarında talim ve terbiye ile meşgul olan ordunun teftişlerini geri bırakmak, kısacası verilen emir ve kararlardan vazgeçmek lazım geliyordu. Başkumandan Paşa, bu yönü gerekli görmedi. "Vatan vazifesinin yanında hiçbir hissin, hiçbir fikrin hükmü yoktur" dedi. Sonra da İzmir'de Salih Bey'e şu telgrafnameyi not ettirdi:
{...]
Dönüşte, bir istasyonda... Gazi Başkumandan, etrafını alan kumandan, subay ve halk ile görüşüyor. Arkada bir gürültü, bir çekişme var: Başı siyah bir yazma ile sarılı bir kadın, Gazi'ye doğru ilerlemek istiyor. İnzibat memurları mani oluyorlar. Kadın sertleniyor ve acı acı söyleniyor. Gazi, bunun farkına varıyor:
-"Niçin bırakmıyorsunuz? Bırakınız gelsin. Belki bir derdi, bir diyeceği var!"
Yol açılıyor. Kadın, Gazi'ye doğru geliyor. Müşfik gözlerini Gazi'nin yüzüne dikiyor, bir eliyle de omzunu okşuyor. Sonra da gözleri yaşla dolu, tıkanık bir sesle Paşa'ya diyor ki:
-"İşittim ki, anan ölmüş.. Başın sağ ola!."
Gazi, üzüntü ve hislenmesinden biraz duraklıyor, sonra da kadına şu cevabı veriyor:
-"Evet, anam öldü. Fakat vatan anam sağ olsun!"
1-Cumhuriyet'te ve Atatürk'ün Toplanmamış Telgrafları'nda telgrafın başında şu kayıtlar bulunuyor:
"Makine başında / Dakika geciktirilmesi mesuliyet sebebidir / 15.1.1339 {1923] / Başkumandanlık Seryaveri Salih Bey'e".
Not: Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanımefendi, 15 Ocak 1923 günü, öğleden sonra İzmir, Karşıyaka'da Hacı Ferik Osman Paşa Camisinde toprağa verilmiştir.



Yorumlar