Atatürk'ün, Ankara Hacı Bayram Veli Mahallesi Halkına Nutku (10 Ocak 1923):
- 9 Oca
- 2 dakikada okunur

Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Ankara hemşerisi olarak Hacı Bayram Veli Mahallesi muhtar seçimlerine iştirak etmiş, oyunu kullandıktan sonra aşağıdaki demeci vermişlerdir:
"Mahallemizin ihtiyar heyeti seçimi münasebetiyle vuku bulan bir toplantıda hazır bulunmak benim için en büyük saadettir. Bu toplantının maksadı, memleketimizi kurtarmak ve saadete mazhar etmek için çalışanlarca çok ehemmiyetlidir. Ben birkaç sene evvel memleket ve milletin kurtarılmasının ne suretle mümkün olacağını düşündüğüm zaman en küçük topluluk ve en küçük insan kitlesinden ıslahata başlamak lazım olduğunu bulmuştum. İncelenecek olursa üç buçuk senelik mesaimiz bu geceki hedefe ulaşmaktı. Bunu görmekte bahtiyarım. Söylediğiniz sözlerin uyandırdığı teyakkuz ve uyanış bende en kıymetli hisleri doğurmuştur. Diyorsunuz ki, istibdat ve irtica fikri(1) bir daha yer bulamayacaktır. Ben de aynı kanaatteyim. Bunu sizin gibi gençlerden işitmek şeref vericidir. Hakikatten memlekette istibdat ve irticanın yeri kalmamıştır. Bu, fikir değil, temas edilebilecek bir his olsa(2) onun gideceği yerin milletin zaten tayin ettiği yer olduğuna şüphe yoktur.
Bugün milletin üç buçuk seneden beri sonsuz fedakârlıklarla ve milletin fedakâr evlatlarından meydana gelen ordumuzun dereler vücuda getirecek kadar döktüğü kanlarla kazandığı muvaffakiyet(3) iki bakımdan ehemmiyetlidir. Bu ehemmiyetli noktadan birincisi, memleketimizin kıymetli(4) kısımlarını kirli ayakları ile çiğneyen düşmanını son noktaya(5) kadar atmış olmaktır. Bundan daha mühimi Teşkilâtı Esasiye Kanunu'muzun birinci maddesini teşkil eden keyfiyettir. Yani milli hakimiyetin kayıtsız şartsız milletimizin uhdesinde tahakkuk etmiş ve teyit olunmuş olmasıdır(6). Bu, tarihimizin ve cihan tarihinin takdirler ve alkışlarla karşılayacağı bir muvaffakiyettir. Asırlardan beri Osmanlı namı altında yaşayan milletimiz, binlerce sene muhtelif devletler yapan(7)milletimiz, ilk defa olarak bu kadar medeni, bu kadar(8) parlak, bu kadar dini(9) bir muvaffakiyet elde etmiştir.
Bu muvaffakiyetin nasıl elde edildiğini düşünür isek, onu muhafaza etmek ve davam ettirmek hususunda millete düşen vazifenin azameti ve ehemmiyeti kolaylıkla takdir olunur. Bunu yerinde tutmak , Allah göstermesin geriye değil, daha ileriye giderek yükseltmek, yüceltmek(10) lazımdır. Bu akşamın bende bıraktığı intiba(11) bu arzunun mutlaka hasıl olacağına güven ve tam kanaatten(12)ibarettir. Memnuniyetimi tekrar ediyorum. Muhataplarımın bende hasıl ettiği hislerden dolayı teşekkür ediyorum."
1-"Fikri" sözcüğü yerine Vakit, 11 Ocak 1923, No: 1826, s.3'de "bu memlekette".
2-Vakit'te "bir his bile olsa".
3-Vakit'te "muzafferiyet".
4-Vakit'te "muhtelif".
5-Vakit'te "neferine".
6-Vakit'te "...tahakkuk etmiş olmasıdır".
7-Vakit'te "yapan" sözcüğü yerine "tesis ve idame eden".
8-Vakit'te "bu kadar" sözcükleri yoktur.
9-Vakit'te "bu kadar dini" sözcüğü yoktur.
10-Hakimiyeti Milliye, 11 Ocak 1923, No:710, s.3'de "teami ettirmek".
11-Hakmiyeti Milliye de "intibah".
12-Vakit'te "imtihan ve kanaati tamme hasıl etmekten".
Kaynakça:
-Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri II., Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yayınları, Ankara, 1959, s.48-49.



Yorumlar