top of page

Atatürk'ün, Cesaret Tepesi'nden İbrahim, Fuat ve Salih'e yazdığı "9.3.331" tarihli mektubu;

  • 3 saat önce
  • 5 dakikada okunur


Birinci Dünya Harbi sırasında yaşanan Çanakkale Deniz ve Kara Savaşları, 19 Şubat 1915 tarihinde başlamış, 9 Ocak 1916 tarihine kadar sürmüştür.


Çanakkale Deniz Savaşları, 18 Mart 1915'te İtilaf Devletleri donanmalarının ağır kayıplar vererek geri çekilmesiyle sonuçlanmıştır. Çanakkale Kara Savaşları ise 25 Nisan 1915'te başlamış ve Müttefik kuvvetlerin Gelibolu'yu tamamen boşalttığı 9 Ocak 1916 tarihine kadar sürmüştür.

Mustafa Kemal Atatürk, Çanakkale Deniz ve Kara Savaşları'na 25 Şubat 1915 tarihinde yarbay rütbesiyle Eceabat'a vararak fiilen katılmıştır. Sofya'da görevliyken Çanakkale cephesinde aktif görev talep eden Atatürk, 19. Tümen Komutanı olarak atanmış ve cephedeki başarılarının ardından 1 Haziran 1915'te albaylığa terfi etmiştir. Yaklaşık 11 Ay süren görevinin ardından, 10 Aralık 1915'te Çanakkale cephesinden ayrılmıştır.


Gerek Birinci Dünya Harbi sırasında, gerekse Çanakkale Deniz ve Kara Savaşları döneminde Osmanlı ordusu ve devlet daireleri resmi yazışmalarda, askeri kayıtlarda ve mali işlerde Rumî takvimi kullanılmıştır. Hicri takvim ise o dönemde daha çok dini günlerin ve ayların belirlenmesinde geçerlidir.

Bu bilgiler ışığında üstte görmekte olduğumuz Mustafa Kemal imzalı eski yazı belge Rumî takvime göre 9 Teşrinievvel 1331, bu tarihi günümüzde kullandığımız Miladi takvime çevirecek olursak (aradaki 13 günlük takvim farkını ve 584 yıllık yıl farkını ekleyerek) karşımıza çıkan tarih "22 Ekim 1915!" olmaktadır.


Ancak, Mustafa Kemal imzalı eski yazı bu belgenin Rumî tarihi derleyicileri tarafından Miladi takvime çevrilirken "9 Mart 1915", "28 Mart 1915" ve "22 Mayıs 1915" olarak hesaplanmıştır.


S. Eriş Ülger, Mustafa Kemal imzalı eski yazı mektubun orijinal belgesinin ilk yayımlayıcısı olarak, Rumî takvimden Miladi tarihe 9 Mart 1915 olarak çevirmiştir(1):


"Cesaret Tepesi 9.03.1331

(9.03.1915)


Sevgili Kardeşlerim,

İbrahim, Fuat, Salih


Telgrafnamenizi aldım. Hissiyat ve tebrikâtınıza teşekkürler ederim.

Buralarda bu güne kadar kumanda ettiğim kuvvetlerle ifa eylediğim vazifeye karşı kolordu, ordu ve başkumandanlar tarafından gösterilen hulûsi takdirat cidden beni mahcup etmiştir.

Mazhar eyledikleri mükâfatlar bence pek kıymetlidir.

Meselâ

Muhabereyi sevk ve idare eylediğim mahalle "Kemal yeri", fırkanın düşmandan zapt eylediği ve bu defa da bulunduğum mahalle "Cesaret tepesi" unvanlarını verdikleri gibi, gümüş imtiyaz madalyasından sonra altın liyâkat muharebe madalyası da verdiler.

Gran-Kordon ile tâltifim için Almanya İmparatoru hazretlerine de inha eylediler.

Terfiim dahi mevzuu oldu.

Ordu Erkânı Harbiye Reisi sureti mahsusada karargahıma gelerek,

-Terfiiniz takarrur eylemiştir. Sizin arzunuza kalmıştır. Arzu ederseniz şimdi, arzu ederseniz bilahare her halde arzunuzu öğrenmek üzere geldim, demiştir.

Tabi ben, terfi için çalışmadığımı, sıram geldiği zaman, cevabını verdim.

rıburnu kuvvetlerini alıyorum. Başka şekil aldığında ben yalnız fırkama kumanda eylemekte ve orduya alel usul icap edenler kumanda etmektedirler. İbrahim buraya kadar gelip beni ziyaret edebilir zannederim. Böyle bir şey çok iyi olur.

Cümlenizin gözlerinizden öperim.

Bizim enişte kuleli mektebi hastahanesinde katipmiş. Rica ederim, mümkünse adam akıllı adresini öğrenip bildiriniz veya bildirsin.


Mustafa Kemal"


Atatürk'ün özel mektuplarını ilk kez derleme unvanına sahip Sadi Borak ise Mustafa Kemal imzalı eski yazı mektubun derleyicisi tarafından sadeleştirildiğini belirttiği eserinde mektubun Rumî tarihini 28 Mart 1915 olarak Miladi'ye çevirmiştir (2):


"Cesaret Tepesi 9.3.1331 (28.3.1915)


Sevgili Kardaşlarım, (İbrahim, Fuat Salih)


Telgrafınızı aldım. Duygu ve tebriklerinize teşekkür ederim. Buralarda bugüne kadar kumanda ettiğim kuvvetlerle yaptığım vazifelere karşı kolordu, ordu ve başkumandanlar tarafından gösterilen yüksek takdirler cidden beni mahcup etmiştir.

Bana vermek istedikleri armağanlar bence çok önemlidir.

Örneğin savaşı yönettiğim yere "Kemal Yeri", fırkamın düşmandan geri aldığı ve bu dakikada bulunduğum yere "Cesaret Tepesi" ismini verdikleri gibi gümüş savaş madalyasından sonra Altın Liyakat Savaş Madalyası da verdiler. "Büyük Kordon" ile taltifim için Almanya İmparatoru Hazretlerine de bildirdiler.

Terfiim dahi konu oldu. Ordu Kurmay Başkanı özel surette karargâhıma gelerek:

-"Terfi kararlaştırıldı, sizin arzunuza kalmıştır. Arzu ederseniz şimdi, arzu ederseniz daha sonra." Herhalde arzunuzu öğrenmek için geldim, demiştir.

Tabii ben, "terfi için çalışmadığımı, sıram geldiği zaman" cevabını verdim.

Arıburnu kuvvetleri şimdi başka biçim aldığından ben yalnız fırkama kumanda eylemekte ve orduya alelusul gerekenler kumanda etmektedirler.

İbrahim buraya kadar gelip beni ziyaret edebilir zannederim. Böyle bir şey çok iyi olur.

Cümlenizin gözlerinden öperim.

Bizim enişte Kuleli mektebi hastanesinde kâtip imiş. Rica ederim, mümkünse adamakıllı adresini öğrenip bana bildiriniz veya bildirsin.


M. Kemal"


Atatürk'ün yazdığı, söylediği ve bütün metinler ve belgelerin bir araya getirilmeye çalışıldığı "Atatürk'ün Bütün Eserleri" adlı başvuru yapıtına göre de Mustafa Kemal imzalı eski yazı mektubun Miladi takvime göre çevirisi 22 Mayıs 1915 tarihine denk gelmektedir. Bütün metinlerin ve belgelerin kaynağı, konuşmanın nerede, hangi tarihte yapıldığı gibi nesnel bilgiler yorumsuz olarak verilen eserde, söz konusu mektubun referansları:


"-Milliyet, 23 Kasım 1979, s.5;

-'Atatürk'ün Özel Mektupları', Derleyen: Sadi Borak, Kaynak Yayınları, İstanbul, Mart 1998, s.32;

-'Özgün Belge ve Fotoğraflarla Atatürk', S. Eriş Ülger, Türkiye Büyük Millet Meclisi Vakfı Yayınları, No:13, Ankara, 1996, s.112" verilmiştir(3).




Ancak, Milliyet gazetesi, 23 Kasım 1979 Cuma, Sayı: 1156, sayfa: 5'te Salih Bozok'un yayımlanan hatıraları arasında söz konusu Mustafa Kemal imzalı eski yazı mektup yer almamaktadır(!). Bu hatanın Sadi Borak'tan kaynaklandığını söyleyebiliriz. Çünkü Sayın Borak, eserinde Atatürk'ün Salih Bozok'a yazdığı daha önceki mektup için "Milliyet, Salih Bozok'un Hatıraları, 23 Kasım 1979" kaynak olarak göstermiş, söz konusu Mustafa Kemal imzalı eski yazı mektubun kaynağını da gazetede yayımlandığı tarihi net olarak belirtmeden "Milliyet gazetesi, 'Salih Bozok'un Hatıraları' s.5" olarak sürdürmüştür.




Atatürk'ün Bütün Eserleri adlı başvuru yapıtına göre Mustafa Kemal imzalı eski yazı mektubun

Miladi takvime göre çevirisi 22 Mayıs 1915'tir ve "İbrahim, Fuat ve Salih'e Mektup" başlığıyla şöyle aktarılmıştır:


"Cesarettepesi 9.3.1331

(22 Mayıs 1915)


Sevgili Kardeşlerim,

İbrahim, Fuat, Salih


Telgrafınızı aldım. Hissiyat ve tebriklerinize teşekkür ederim. Buralarda bugüne kadar kumanda ettiğim kuvvetlerle yaptığım vazifelere karşı kolordu, ordu ve başkumandanlar tarafından gösterilen yüksek takdirler cidden beni mahcup etmiştir.

Layık gördükleri mükâfatlar bence pek kıymetlidir.

Mesela;

Muhabereyi sevk ve idare ettiğim yere "Kemal Yeri", tümenin düşmandan zapt ettiği ve bu defa da bulunduğum yere "Cesaret Tepesi" ismini verdikleri gibi, Gümüş Muhabere İmtiyaz Madalyası'ndan sonra Altın Liyakat Muharebe Madalyası da verdiler. "Büyük Kordon" ile taltifim için Almanya İmparatoru hazretlerine de bildirdiler.

Terfiim de söz konusu oldu. Ordu Kurmay Başkanı özel olarak karargâhıma gelerek:

-Terfiiniz kararlaştırılmıştır. Sizin arzunuza kalmıştır. Arzu ederseniz şimdi, arzu ederseniz daha sonra. Her durumda arzunuzu öğrenmek üzere geldim, demiştir.

Tabii ben, terfi için çalışmadığımı, sıram geldiği zaman, cevabını verdim.

Arıburnu kuvvetleri şimdi başka şekil aldığından ben yalnız tümenime kumanda etmekteyim ve orduya usulen etmesi gerekenler kumanda etmektedirler.

İbrahim buraya kadar gelip beni ziyaret edebilir zannederim. Böyle bir şey çok iyi olur.

Hepinizin gözlerinden öperim.

Bizim enişte Kuleli mektebi hastanesinde kâtip imiş. Rica ederim, mümkünse adamakıllı adresini öğrenip bana bildiriniz veya bildirsin.


M. Kemal"


Sonuç olarak Mustafa Kemal imzalı eski yazı belge Rumî takvime göre 9 Teşrinievvel 1331, bu tarihi günümüzde kullandığımız Miladi takvime çevirecek olursak (aradaki 13 günlük takvim farkını ve 584 yıllık yıl farkını ekleyerek) karşımıza çıkan tarih "22 Ekim 1915!" olmaktadır.


Ancak, söz konusu eski yazı belgede dikkati çeken diğer bir husus Atatürk'ün verdiği bilgilerle ilgilidir ki; bu tarih Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı'nca hazırlanan "Atatürk Kronoloji(4)" 'sine göre farklılıklar göstermektedir.


Örneğin, Atatürk mektubunda,

[...]

"Muhabereyi sevk ve idare eylediğim mahalle "Kemal yeri", fırkanın düşmandan zapt eylediği ve bu defa da bulunduğum mahalle "Cesaret tepesi" unvanlarını verdikleri gibi, gümüş imtiyaz madalyasından sonra altın liyâkat muharebe madalyası da verdiler." şeklinde bir bilgi vermektedir.


Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı'nca hazırlanan "Atatürk Kronoloji" 'sine göre:


[...] "1 Eylül 1915: Mustafa Kemal'e "Anafartalar Grubu Komutanlığı" 'ndaki üstün başarıları sebebiyle "Muharebe Gümüş Liyakat Madalyası" verilmiştir.


[...] "17 Ocak 1916: Mustafa Kemal'e "Anafartalar Grubu Komutanlığı" dönemindeki üstün başarıları sebebiyle "Muharebe Altın Liyakat Madalyası" verilmiştir.


Bu bilgiler ışığında da üstte Mustafa Kemal imzalı eski yazı belgenin tarihi 17 Ocak 1916'dan sonra olmalıdır!


Kaynakça:

1-) S. Eriş Ülger, "Türkiye Cumhuriyeti ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk", Akser Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından "Cumhuriyetimizin 75. Kuruluş Yıldönümü Anısına", II. Baskı, Kaptan Yayıncılık San. Tic. Ltd. Şti. ISBN 975 - 94818 - 0 - 4, s.112: Belgeler.


2-) Sadi Borak, "Atatürk'ün Özel Mektupları", Kırımız Beyaz Yay. İstanbul Şefik Mat. 1.Basım, Eylül-2004, ISBN: 975-8538-16-0, s.38-39.


3-) "Atatürk'ün Bütün Eserleri, Cilt No:1 (1903-1915)", Kaynak Yayınları, İstanbul, Ekim 1998, s.219.



 
 
 

© 2025 ataturkunizinde.com tüm hakları saklıdır.

bottom of page