Atatürk'ün, Fransa Milli Bayramı nedeniyle Albay Louis Mougin'in verdiği yemekte konuşması (Ankara -14 Temmuz 1922);

[...]
"Muhterem Miralay,
Fransız milletinin milli bayramı münasebetiyle tertip ettiğiniz bu ziyafette hazır bulunduğumdan memnunum. Fransız milleti 14 Temmuz Milli Bayramı'nı kutlarken, zannediyorum ki, ruhunda hürriyet ve bağımsızlık aşkı taşıyan her kavim, manen olsun bu kutlamaya katılmaktan kendini alamaz. Bu, pek tabiidir. Çünkü kanlı safhalarını derin bir hayret ve yorumla incelediğimiz Fransız İhtilali her ne kadar Fransız kavminin sinesinde parlamış ise de neticeleri dünya çapında olmuştur.
Bugün hürriyet ve bağımsızlık için mücadele eden Türkiya halkının bu husustaki hassasiyeti şüphesiz daha büyüktür.
Efendiler! Monsieur Mojen siyasetten bahs etmemeyi tercih ettiğini söylediler. Ben de bu hususta kendilerine iştirak etmek isterim. Sözlerimi, ihtilal namına, bağımsızlık namına bazı tarihi hatıraları canlandırmaya hasredeceğim.
Malumdur ki, 1789 tarihine kadar Avrupa'nın her yerinde olduğu gibi Fransa'da da toplumun idare usulü teşkilatı ortaçağlı olmaktan kurtulamamıştı. Ahali sınıfları kanun ve adalet huzurunda başka başka mevkilerde bulunduruluyordu. Krallık iktidar ve salahiyetinin sınırı yoktu. Halk yalnız çalışıyor, mesaisinin mahsulünü ise asilzadelere, hükümdarlara veriyordu.
Hükümdarlar, bütün faaliyetlerini, kendi mutlak kudretlerini takviyeye hasrediyorlardı; ahaliyi esir, memleketi malikâne telakki ediyorlardı. Neticede sefahat ve mahrumiyet halk tabakasını yakıp kavuruyordu. Kaynamaya meyleden ruhlar en nihayet taştı ve Büyük Fransa İhtilali meydana geldi.
Efendiler, ihtilalin başlıca üç sebebi vardı:
-Halk evvelemirde "hürriyet"lerini kazanmak mecburiyetiyle karşılaşıyordu. Bu ihtilalin siyasi sebebi idi.
-Ahali sınıfları arasındaki farkları, imtiyazları oradan kaldırmak lazımdı. Bu da ihtilalin iktisadi sebebi.
-Emeğin ve çalışmanın mükâfatını bizzat toplamak lazımdı. Bu da ihtilalin iktisadi sebebi!
Halbuki bu esaslar bütün dünyayı kapsayan ve genel esaslardır. Dolayısıyla ihtilal fikri Avrupa'ya dünyaya yayıldı. Bununla beraber ihtilal birçok engel ve müşkülatı aşmak mecburiyetinde kaldı. Çünkü Avrupa'nın hükümdarları, imtiyaz sahipleri, ihtilalin bu kurtarıcı tesellisine mâni olmak istediler, fakat ne mukaddes, ittifaklar, ne askeri ve siyasi tertipler cereyanı durduramadı. Hakikatten hiçbir kuvvet ihtiyaçtan ve ruhtan doğan ihtilal hareketine karşı koyamaz.
Efendiler, herhangi bir şahıs bir milleti ihtilale sevk edebilir. Fakat ihtilali milletin hedefine yöneltmek ve eriştirmek ancak bütün milletin alakasını temin ile mümkündür. Bunun cihanda tatbiki kabiliyeti ancak işi milli meclislerin üstlenmesiyle bulunmuştur. Fransızlar bunu takdir ettiler. 1789 senesinin Mayıs'ında Versay'da toplanan "Eta jenaro (Fransızca kaynakta: Etats Généraux)" kendisini "Milli Meclis" namıyla bütün Fransız milletinin hakiki temsilcisi ilan etti. Korku ve hiddet içinde kalan saray toplantı salonunu kapattırdı. Mebuslardan "Giyotin (Fransızca kaynakta: Guillotion)" 'in teklifi üzerine Milli Meclis için toplantı yeri olmak üzere Versay'da "Jodyum (Fransızca kaynakta: Jeux de Paume)" salonu seçildi. Bu salonun bizim toplantı salonlarımızla benzerliği olduğundan birkaç kelime ile tasvir edeceğim. Bu yer hakkında "Mişele (Fransızca kaynakta: Michelet)" diyor ki: "Hazin ve kasvetli bir yer... çirkin ve tefriş edilmemiş... Fakat daha iyi oldu, gerçi Meclis'in o günkü hali daha fakirane idi, ancak milleti daha iyi temsil etti. Salonda tahtadan yalnız birkaç sıra bulunduğundan mebuslar bütün gün ayakta kaldılar. Sanki bu mahal, yeni mezhep için bir beşik oldu. Bu heyecanlı heyetin ortasında bir masa üzerinde ayakta duran Meclis Reisi "Bayli (Fransızca kaynakta: Bailly)", Fransa'ya hakiki hürriyet bahşedecek bir anayasa temin etmeden yekdiğerinden ayrılmayacaklarına dair olan muhteşem yemin suretini bir elinde tutuyordu.
25 Haziran'da mebusların dağılmalarını emir ve tebliğ için kral tarafından elen memura Meclis Reisi "Toplantı halinde bulunan Milli Meclis hiçbir emir dinleyemez!" dedi.
Mebuslardan "Mirabo (Fransızca kaynakta: Mirabeu)" ayağa kalktı ve dedi ki:
-Gidiniz efendinize deyiniz ki, biz buraya milletin emir ve iradesiyle toplandık, buradan ancak süngülerin kuvvetiyle çıkartılabiliriz!
16.Lui emrivakii kabul etti. Milli Meclis de aynı zamanda Kurucu Meclis de namını aldı.
Efendiler,
Saray bir türlü mağlubiyeti kabul etmiyordu. Paris'in etrafına efradının çoğu yabancı olan birçok alaylar toplamıştı. Kralın bu tarz hareketini kınayan nazır "Neker (Necker)" görevden alındı. Bu zatın görevden alınması bütün Paris halkını heyecana sevk etti.
"Neker (Fransızca kaynakta: Necker)" 'in resmi sokaklarda dolaştırıldı. Artık halk silah istiyordu. "Otel Düze Nevali" (Fransızca kaynakta: L'hôtel des Invadies)'ye hücum edildi, oradaki toplar, silahlar alındı. Ve ahali arasında bir feryat koptu:
"Bastil'e, Bastil'e!..." Halk menfur zindanı zapt etmek suretiyle intikam ve heyecan hislerini dindirecekti.
Öfkeli bir sel kaleye çarptı. Kanlı bir mücadeleden sonra Parisliler zulmün ve istibdadın bir timsali olan Bastil'i zapt ettiler. Duvarlarında birçok masumların, günahsızların inlemeleri yankılanan bu kale en son taşına kadar yıkıldı. Yerle bir edildi. Yıkılan alelade bir bina değildi, asırlardan beri tahakküm ve tasallut eden müstebitlerin saltanat hırsları da bu binanın altında kalmıştı.
Efendiler, işte bugün, 1789 senesi Temmuz'un on dördüncü günü idi. 14 Temmuz Fransızların milli bayramı oldu, çünkü ihtilalin zaferi bugün tecelli etmişti. Bu milli bayram münasebetiyle muhterem miralaya tebrikler takdim ederken, 14 Temmuz gününü tarihe kaydeden bir milletin evladı olduğundan başka kendisini de tebrik ederim.
Efendiler, Mütareke esnasında bizim de toplantı halinde bir Meclisi Mebusan'ımız vardı. Bu, dağıldı. Millet yeniden bir meclisin toplanmasını temin etti, mebuslarını seçerek payitahta gönderdi. Bu meclis de tecavüze maruz kaldı.
Milletin dahili ve harici düşmanları onun şerefine, bağımsızlığına, toplumsal ve iktisadi hayatına, tabii haklarına karşı ittifak etmişti. Yüz otuz sene evvel Fransız milletinin pek haklı ayaklanma ve galeyana sebep olan zulüm ve şiddet, hak ve adalet asrı olduğu iddia edilen yirminci asırda Türkiya halkına reva görüldü! Türkiya halkı tanınmayan ve çiğnenen hukukunu müdafaa için ayaklandı, bu ayaklanma onun için bir hak ve bir vazife oldu. Türkiya Büyük Millet Meclisi ve onun hükümeti böyle bir ayaklanmanın neticesidir.
Efendiler, cihanın idareci ricali için daima nazarı dikatta tutulması icap eden bir hakikat vardır. Fikirler , cebir ve şiddetle, top ve tüfenkle asla öldürülemez. Hassas bir millete karşı işlenen zulmane muamelelerin onu daha ziyade takviye ettiği tecrübe edilmiştir. Hürriyet ve bağımsızlık aşkıyla galeyana gelen ve kaynayan bir kavmin ne harikalar yaratabileceğini Büyük Fransız İhtilali bundan yüz otuz sene evvel pek güzel ispat etmiştir. 1792, 1794 seneleri zarfında Fransa topraklarını çiğneye koşan büyük düşman ordularına karşı , milli kudretin, milli heyecanın yarattığı ve -bir tarihçinin dediği gibi- birdenbire yerden biten ordular "Valmi (Fransızca kaynakta: Valmy)" ve "Jamab (Fransızca kaynakta: Jemmapes)" muzafferiyetleriyle Fransız tarihini süslediler. İhtilal orduları düşmanı memleketinden kovmakla yetinmedi, karşı taarruza geçerek bütün Belçika'yı ve daha birçok yerleri Fransa'ya ilhaka muvaffak oldular. Yalnız bir General "Jordan (Fransızca kaynakta: Jordain) kumandasındaki Fransız ordusunun yüz bin kişilik bir Avusturya ordusunu mağlup ve ricata mecbur etmesi suretiyle kazandığı zaferin sır ve hikmetini bilenler, İzmir2in işgali üzerine aynı heyecan ile çarpan kalplerden meydana gelen milli ordumuzun nelere kadir olacağını kolaylıkla tahmin edebilirler.
Efendiler, ayaklanma ve mücadele sebeplerimiz dahi Fransız milletini o kahramanca harekete sevk eden etkenlerden daha az kuvvetli ve daha az mantıki değildir.
Çok ümit ediyorum ki, hürriyet ve bağımsızlık için binlerce evladını toprağa gömen, insan hakları beyannamesiyle faziletli insanlığa en yüce düsturları ilham eden vatanperver ve inkılapçı Fransa'nın bugünkü evladı, Türkiya(e)'nın haklı davasını fiilen teyit edecektir.
Siyasette temastan kaçınmak hususundaki vaadime sadık kaldığımı zanneder ve Monsieur Mojen'i tekrar tebrik ederim." (Bertan Onaran tarafından Türkçeye çevrilen metnin Fransızca örneği için bakınız: "Archives d'Outre - Mer, 11 Apom 34" 'ten aktaran: Paul Dumont, "La Turgie et La France a L'épogue d'Atatürk", Collection Turcica 1, Paris, 1981, s.99-102.)
Kaynakça:
1-Sadi Borak, "Atatürk'ün Resmi Yayınlara Girmemiş Söylev Demeç Yazışma ve Söyleşileri", Kaynak Yayınları, İstanbul , Şubat 1997, s.146-150.
2-Atatürk'ün Bütün Eserleri Cilt: 13, (1922)", Kaynak Yayınları: 392, Birinci Basım: Haziran 2004, s.146...149.
3-Zeki Sarıhan "Kurtuluş Savaşı Günlüğü, IV", Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Yayınları, XVI. Dizi - Sa.71c, Türk Tarih Kurumu Basımevi Ankara 1996, s.526;
[...]
"Fransız Milli Bayramı. Ankara'da bulunan Fransız Albayı Mougin, bayram münasebetiyle Mustafa Kemal ve Hükümet üyelerinin de katıldığı 30 kişilik bir ziyafet verdi. Mougin, "Sizin de yakında böyle bayramlarınız olacak" dedi. Mustafa Kemal yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bugünkü durumunu 1789 Fransasına benzeterek "Fransızlar bizi başka milletlerden daha kolay anlayabilirler. Müstevli orduların İzmir'den denize dökülmesi, dünya tarihinde yepyeni bir safha olacaktır. Mağdur Asya ve Afrika milletleri, bizim istiklal mücadelemizden bir ders almışlarsa, kendileri için pahalıya da mal olsa, bu yola gireceklerdir. Hürriyet ve istiklalsiz bir millet için yaşamanın ne manası, ne zevki vardır" dedi. Fransız milli günü nedeniyle Taksim'de resmi geçit, Fransız Elçiliği'nde resmikabul ve fener alayı yapıldı.
![Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın İzmir ve Bursa'nın geri alınması sebebiyle Türk Ulusuna yayınladığı beyanname [12 Eylül 1922];](https://static.wixstatic.com/media/e74b71_05d01a9711344208a014c525c5312b14~mv2.jpg/v1/fill/w_980,h_1503,al_c,q_85,usm_0.66_1.00_0.01,enc_avif,quality_auto/e74b71_05d01a9711344208a014c525c5312b14~mv2.jpg)
!["Roma temsilcimiz Celalettin Arif Bey vasıtasıyla Fethi Bey'e [12 Eylül 1922];](https://static.wixstatic.com/media/e74b71_3b43610e8b8b42c391506d68f1724924~mv2.jpg/v1/fill/w_980,h_755,al_c,q_85,usm_0.66_1.00_0.01,enc_avif,quality_auto/e74b71_3b43610e8b8b42c391506d68f1724924~mv2.jpg)
![Rauf Beyefendi'ye [10 Eylül 1922];](https://static.wixstatic.com/media/e74b71_e2e2ab649aa748a195c6ec0138114ed5~mv2.jpg/v1/fill/w_980,h_588,al_c,q_85,usm_0.66_1.00_0.01,enc_avif,quality_auto/e74b71_e2e2ab649aa748a195c6ec0138114ed5~mv2.jpg)
Yorumlar