top of page

Atatürk'ün Sivas Kongresi'ni Açış Konuşması [4 Eylül 1919];

4 Eyl
5 dakikada okunur
Mustafa Kemal ATATÜRK, Sivas Kongresi günlerinde; Sivas Kongresi'nin yapıldığı Lisesi Binası ve içi.
Mustafa Kemal ATATÜRK, Sivas Kongresi günlerinde; Sivas Kongresi'nin yapıldığı Lisesi Binası ve içi.

Sivas Kongresi, 4 Eylül 1919 günü öğleden sonra saat 2.30'da Mustafa Kemal Paşa hazretlerinin geçici riyasetinde açıldıktan sonra Kongre'nin toplanması maksadına dair bir hitabe gerçekleştiren Mustafa Kemal Paşa açış konuşmasında:


"Muhterem Efendiler;


Vatan ve milletin kurtuluşunu hedefleyen zorunlu sebepler, sizleri bunca sıkıntı ve engeller karşısında Saiva'ta topladı. Mücadeleci azminizi tebrik etmek ve hoş geldiniz demekle bahtiyarlığımı arz ederim.


Efendiler, muhterem heyetiniz, kurtuluş görüşmelerine girişmeden evvel bazı maruzatta bulunmama müsadenizi rica ederim. Malumdur ki, milliyetler esasına dayalı vaatler üzerine 30 Ekim 1918 tarihinde İtilaf devletleri ile Mütareke imzalandı. Milletimiz adilane bir barışa erişeceğini ümit etti. Halbuki Mütareke hükümleri vatan ve milletimiz aleyhinde her gün bir şekilde suistimal ve taarruz zorlama suretiyle tatbik edildi. İtilaf devletlerinden kuvvet alan memleketimizdeki Hırıistiyan unsurlar milletimizin haysiyetini kırma ve bozma mahiyetinde çılgınce harekâta koyuldu. Batı Andaolu'da İslamın mukaddes ocağına giren Yunan zalimleri İtilaf devletlerinin hoş gören bakışları karşısında canavarca facialar yaptı.


Doğuda Ermeniler Kızılırmağa kadar genişleme hazırlıklarına ve şimdiden sınırlarımıza kadar dayanan katliam siyasetine başladı. Karadeniz sahillerimizde Pontus Krallığı hayalinin gerçekleştirilmesine bile çalışıldı. Adana, Ayıntap, Maraş ve Konya havalisine kadar Antalya işgal edildi ve Trakya da işgal bölgesine katıldı.


Saltanatın payitahtı ve hilafetin merkezi ise hükümdar saraylarına kadar boğucu bir tarzd işgali suretiyle devletin can evinde yabancı tekel ve tahakkümü kuruldu ve bütün bu hak kırıcı saldırlara karşı merkezi hükümet ihtimal ki tarihte bir misli daha görülmemiş şekilde tahammil etti ve daima zayıf ve aciz b,r mevkide kaldı. İşte bu ahval milletimizi şiddetli bir uyanşa sevk etti. Artık milletimiz pek güzel anladı ki, İtilaf devletleri bu vatanda mukaddesat ve mukadderatına sahip bir kudret ve milli irade mevcut olmadığı batıl zehabına kapıldı. Ve bu zehap yüzünden cansız bir vatan, kanunsuz bir millet nelere müstahak ise çekinmeden onların tatbikatına koyuldu. Buna karşı tevekkül ve teslimiyetin tam çöküş faciasından başka bir netice vermeyeceği kanaati yerleşti.


Efendiler, milletimizin sizler gibi aydınları ve hamiyetperverleri manzaranın elemli karanlıklarından ümitsiz olmadılar. Çünkü onlar bilirler ki tarih bir milletin varlığını, hakkını hiçbir zaman inkâr edemez. Çünkü onlar kuvvetli bir iman ile inanmışlardır ki, bir çürük perde arkasından vatan ve milletimiz aleyhinde verilen hükümler, ortaya sürülen kanaatler muhakkak iflasa mahkûmdur.


Efendiler, İtilaf devletlerinin haksızlıkları ve merkezi hükümetin zaaf ve aczi karşısında, milletimiz, varlığını ispat ve fiili tecavüzlere karşı namus ve bağımsızlığını fiilen müdafaa hükmünü vermek zorunda kaldı. İstenildiği üzere: Doğuda son harbin her türlü sıkıntı ve acılarını görmüş bilhassa Erminlerin vahşet ve zulümlerine sahne olmuş yaslı sınır vilayetlerimiz milli namus ve bağımsızlığı kurtarmak maksadıyla Müdafaa-i Hukuku Milliye, Muhafaza-i Hukuku Milliye cemiyetleri kurdular. Doğudan ve güneyden tehlike hisseden, Diyarbekir vilayetimizde de Müdafaa-i Vatan Cemiyeti kuruldu.


Batıda Yunanlıların tecavüzü ihtimaline karşı kurulan Müdafaa-i Hukuku Milliye Cemiyeti Yunanlıların sevgili topraklarımıza ayak basması üzerine ilhakın fiilen reddi için ayaklandı.


Trakya'da, Kilikya'da ve her tarafta milli cemiyetler kuruldu. Kısacası, batıdan ve doğudan yükselen milletin sadası Anadolu'nun en ücra köşesinde yankı buldu. Dolayısıyla milli cemiyetler, düşmanların esaret boyunduruğuna girmemek kasdıyla milli vicdanın azim ve iradesinden doğmuş yegâne teşkilat oldu. Bu sayede asırlardan beri bağımsız yaşayan milletimiz varlığını âleme göstermeye başladı.


Efendiler, milletçe kurtuluş çaresinin ancak kendi ruhundan ve kendi örgütlenmesinden doğacağı kanaati gerçekleşince; bariz tehlikeler karşısında bulunan Doğu Anadolu Vilayetleri "Erzurum Kongresi'ni" davet etti. Bu sırada idi ki, cereyan eden haberleşmeler ve arkasındaki hadiseler ve zaruret ile de bütün vatanın kurtuluşunu hedef alan Sivas Kongresi, bütün muhterem heyetinizin vücuda geitrdiği Genel Kongre, 21 Haziran 1919'da karara bağlanmıştır.


Efendiler, burada büyük teessürle yüksek heyetinize arz edeyim ki, memleketin ve milletin mukaddesatını teminde acizlik ve miskinlikten başka bir kudret göstermemiş olan merkezi hükümet milletin sesini boğmak, ortak milli bağları kırmak ve bu suretle millete daima mağlup göstermek gibi ancak düşmanlarımızın menfaati hesabına kaydolunan boğazlama ve tutarsızlık harekâtında bütün mücadeleciliğini takındı. Bu hal milli tarihimizde bittabi merkezi hükümet hesabına pek şaibeli bir fasıldır.


Teşekkür olunur ki Efendiler, millet ve milli kudretin tamamen yardımcısı olan namuslu ordumuz, merkezi hükümeti uyarmak suretiyle zararlar sonuçsuz bırakılmıştır. Bununla beraber kötü etkiler bir miktar gecikmelere yol açmıştır.


Hatırlarda olacaktır ki, Sivas Genel Kongresi'ne teşrifleri için 22 Haziran'da yapılan davetnamede Erzurum Kongresi'nden bahsedilerek 10 Temmuz toplanma için esas itibar edilmişti. Batı Anadolu delegelerinin bu zamana kadar Sivas'a gelebilecekleri tahmin edilerek Erzurum Kongre heyetinin de Sivas'ta genel toplantıya katılabileceğine imkân tasavvur edilmişti. Halbuki Sivas Kongresi'nin toplanması ancak bugün gerçekleşti. Aradan bir ayadan fazla zaman geçti. Bu uzun müddet zaman zarfında Erzurum Kongresi heyetinin beklenmesinden ise zaten biline ve ortak olan asıl maksatlar ve esas noktalar üzerinde görüşmeler yapması ve uygun kararlar alması uygun görüldü. Ve sonra da delegelerin seçim yerlerine dönmeleriyle kararların fiilen tatbikatına başlamaları tercih edildi. Fakat Kongre Genel Kurulu ve dolayısıyla Doğu Anadolu adına Sivas Kongresi'nde hazır bulunmak üzere Heyeti Temsiliye'den bir heyetin vekil olmasına karar verdi.


Erzurum Kongresi'nin Beyanname ve Nizamnamesi içeriğinden başka gizli kalmış hiçbir karar yoktur. Yalnız Sadrazam Damat Ferit Paşa'nın Paris seyahatinden dönüşünde Anadolu'da karışıklık olduğuna dair vukubulan bir tamimi Kongre'ce büyük teessüflerle okunmuş ve hakikate aykırı ve memleket ve millet menfaatine zararlı bir gafilâne tebliğin derhal tekzibi şiddetle kendisinden talep edilmiştir. Bir de mebusların seçiminin hızlandırılması talep olunmuştur. Erzurum Kongresi yalnız Doğu Anadolu delegelerinden teşekkül etmiş bulunduğu için yetkisini bu daire dahiline hasretmek mecburiyetini nazarı dikkatte tutmuştur. Ancak Batı Anadolu ve Rumeli delegelerinin katılmasıyla ortaya çıkabilecek genel ve kapsamlı yetkinin kullanılmasını muhterem heyetinizin huzurunda olamsı şartına bağlı ve kayıtlı gördü. Hatta bu sebepledir ki Doğu Anadolu'daki milli cemiyetlerin birleşmesinden ortaya çıkan kitleye unvan verirken "Doğu Anadolu" kaydı konuldu. Rastgele "Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" yahut "Anadolu - Rumeli Müdaa-i Hukuk Cmiyeti" genel unvanı kullanılmak ve bütün milletin hukuku adına kendi kendine yetki vermek doğru olamazdı. Bu takdirde İstanbul'da vukubulduğu gibi beş on kişinin bir araya gelerek bütün milletin yetki sahibi vekilleri imiş gibi kendiliğinden ve asık sahibi olan milletle alakasız bir teşebbüs mahiyetinde olabilirdi.


Bununla beraber Efendiler, Erzurum Kongresi bütün memleketin ve milletin birleşme ve ittifak noktasında, Doğu Anadolu vilayetlerince öteki vilayetler ile her bakımdan işbirliği etmeli kesindir temel ilkesini kabul etmiştir. Bittabi yüksek huzurunuzla toplanan işbu Sivas Kongre'mizde vatanımızın yekpare, milletimizin yekvücut olduğunu lüzumu gibi ifade ve ispat edecek temeller atılır.


Efendiler, Millet Meclisi'nin toplanması için öteden beri gösterilen milli emeller karşısında merkezi hükümetin başından beri aldığı ihmalkâr ve daha sonra dik kafalı ve Kanunu Esasî'ye tümüyle aykırı tavırları son günlerde milli cereyanın etkileriyle uysal bir vaziyete girmiştir. Seçimlere emir verildiği malumunuzdur. Bunun gerçekleşmesini inşallah azim ve mücadeleciliğiniz vücuda getirecektir. Ancak bunu öncesindeki vakalar safhasında çok sayıda veya münferit yaban mandaterlikleri gibi doğrudan doğruya hayat ve bağımsızlığımızla ilgili bir mesele söz konusu olmaktadır.


Milli meclisin henüz toplanmamış olduğu bir sırada kuşatılmış ve bağımsızlığını kaybetmiş olan merkezi hükümetin münferit ve meşru olmayan bir kararı veyahut milli emellere muhalif bazı dış tekliflere teslim olmuş ve boyun eğmiş gibi emrivakilerin ortaya çıkması ihtimaline karşı Erzurum ve Sivas kongrelerinin milli ruhu temsilen ve birbirini takiben toplanması muhakkak bir kurtuluş belirtisidir.


Maruzatım son bulurken vatan ve milletin üstünlüğü ve kurtuluşu gayesine bağlı olan heyetimizin hayırlısıyla başarılı olması temennilerini ilahi yaratanın yüceliğine sunarım."


Kaynakça:

-Kemal ATATÜRK, "Nutuk, c.III, Vesikalar", Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, İstanbul, 1961, Vesika: 54, s.945-949.

 
 
 

Yorumlar


© 2025 ataturkunizinde.com tüm hakları saklıdır.

bottom of page