Atatürk'ün Sivas'ta Geometri ve Matematik Derslerinin Türkçe Terimlerle Okutulması İçin Direktifi (13 Kasım 1937);
- 13 Kas 2025
- 3 dakikada okunur

"13.11.1937
Tel
Şifre
Saffet Arıkan
Maarif Vekili - Ankara
Bugün Atatürk'ün maiyetinde Sivas Lisesi'ni gezerken geometri okutan bir sınıfa girdik. Derse esas teşkil eden öğretmen kitabı, okullara yeni gönderilen ve Almancadan aynen tercüme edildiği anlaşılan yeni bir eserin ilk üç forması idi. Bu eserde yeni terimler bulunmadığı gibi, fazla olarak zaviyeler (:Açı) de Grek harfleriyle gösterilmişti. Eski ve yabancı terimlerden dolayı beyinleri zaten lüzumsuz bir yükün baskısı altında kalan talebeleri, hiç tanımadıkları Grek harflerini de öğrenmek ve onlarla tatbikatta bulunmak mecburiyeti karşısında bırakmanın yanlış bir usul olduğunu Atatürk buyurdular ve bu kitabın artık kullanılmasını emrettiler. Vekâletinizce basılmakta olan numune Geometri kitabı ile yeni matematik terimleri listesinin, en büyük tezlikle bütün mekteplere gönderilmesi ve öğretmenlerin derhal yeni terimleri kullanmalarının temini hususunda kıymetli aracılığınızı dilerim. Sivas Lisesi Matematik Öğretmeni Nâzım Erken'e, Atatürk'ün hediyesi olarak, derhal bir matematik terimleri listesi ile üç adet numune Geometri kitabının gönderilmesini ayrıca rica ederim.
Başvekil
Celal Bayar" (Bkz: Ahmet Bekir Palazoğlu, "Başöğretmen Atatürk (1928-1938), c.2, TC Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Araçları ve Donatım Dairesi Başkanlığı, Ankara, 1991, s.887-888,1173. )
Not: Yukarıdaki daktilo edilmiş (Cumhurbaşkanlığı Atatürk Arşivi, A: IV-II, D:59, F:60) belgenin altına Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak tarafından el yazısıyla aşağıdaki şu kayıt düşülmüştür:
"Atatürk'e Başvekil Celal Bey okudu.
Tasvip buyurdular.
13.11.937
Saat: 12.25"
Atatürk'ün 13 Kasım 1937 günü Sivas'ı ziyareti hakkında gazetelerde yer alan haber şudur:
"Reisicumhur Atatürk, beraberlerinde Başvekil Celal Bayar, Dahiliye Vekili ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreteri Şükrü Kaya, Nafıa Vekili Ali Çetinkaya ve mahiyetlerindeki zevat bulunduğu halde bu sabah saat 9.40'ta hususi trenle buraya geldiler. İstasyonda Vali, Komutan ve daha evvel hususi trenle Sivas'a gelmiş olan davetli mebuslar, hükümet erkânı bando, askeri kıta, mektepliler, izciler, resmi, hususi teşkilat temsilcileri ve kalabalık bir halk kütlesi tarafından karşılandılar.
Atatürk ,istasyonda karşılayıcıların ellerini sıktılar, kendilerini selamlayan tazim kıtasının önünden yürüyerek asker ve mekteplilere ve istasyonu dolduran halka iltifatta bulundular. Buradan otomobillerle doğruca Halk Evi'ne gidildi. Bütün güzergâhta yollara dökülen halk Büyük Şef'i çılgınca tezahüratla alkışlıyordu.
Şef'imiz Halk Evi'nden sonra Sivas Kongresi'nin toplandığı liseyi şereflendirdiler. Kongre'nin toplandığı salonu, ilk teşriflerinde kaldıkları odayı gezdiler. O günkü dekoru muhafaza eden bu oda ve salonda o güne ait hatıralarından bahsettiler.
Birinci sınıfın riyaziye (matematik) dersinde bulundular. Talebeden Saadet Uslu'yu derse kaldırdılar. Büyük Şef, bu arada kitapları da incelediler ve Müdür Ömer'den izahat aldılar.
Bu sırada binlerce halk mektebin etrafını ve bütün caddeleri doldurmuş bulunuyordu. Liseden sonra otomobillerle Nafıa Vekâleti'nin yaptırmakta olduğu yeni cer atölyesine gidildi. Atölyenin inşaatı bir hayli ilerlemiş, muazzam iskeleti kurulmuştu. Atatürk, inşaatla çok yakından alakadar oldular. Ali Çetinkaya'dan izahat aldılar.
Bu yeni atölye, altı ay sonra tamamlanacak, vagon ve lokomotif inşaatına başlanacaktır. Burada, her yıl sekiz yüz (800) vagon yapılabilecektir.
Atölye civarındaki muntazam işçi evlerinin inşaatı da ilerlemiştir.
Büyük Şef'imiz, buradan sonra istasyona döndüler. Sivas garnizonu tarafından yapılan töreni çok muvaffakiyetli oldu ve beğenildi.
Atatürk, Sivas Valisi Nazmi Türker'e, şehrin imarı etrafında muhtelif sorular sordular ve memnuniyetlerini bildirdiler.
Başvekilimiz Celal Bayar, Sivas'ın ekonomik vaziyeti etrafında izahat aldı.
Bundan sonra, Büyük Şef'i ve mahiyetini taşıyan tren, saat 11.10'da Çetinkaya'ya hareket etti. İstasyon 'da muazzam ve coşkun bir uğurlama töreni yapıldı. Atatürk, ayrılışlarında da top atılmak suretiyle selamladılar." (Bkz: Tan, 14 Kasım 1937, Numara: 915, s.1,8. Ayrıca bkz. Ulus, 14 Kasım 1937, Numara: 5855, s.1; Akşam, 14 Kasım 1937, Numara: 6854, s.1,6; Son Posta, 14 Kasım 1937, Numara: 2620, s. 1-2.)
Atatürk'ün 13 Kasım 1937 günü Sivas'ı ziyareti sırasında çekilen bazı fotoğrafları şunlardır:










O gün Sivas Lisesi'nde öğrenci olan Ömer L. Örnekol'un bu konudaki anısı ise şudur:

"Atatürk, Sivas'a son kez 13 Kasım 1937 tarihinde geldiklerinde, kendilerini Sivas Lisesi'nin Kızılırmak Oymağı izcileri olarak istasyonda karşıladık. (...)
Atatürk, Lise Müdürü, Matematik Öğretmeni Ömer Beygo ve başyardımcısı Felsefe Öğretmeni Faik Dranaz ve öteki ilgililerle birlikte doğrudan doğruya Lise'ye geldiler. Burada, ilkin, 4 Eylül 1919'da tarihsel kongrenin toplandığı Kongre Salonu'nu ve özel odalarını gezdiler ve duygulandılar. Sonra topluluk halinde Lise'nin 9/A sınıfında programdaki geometri (o zamanki hendese) dersine girdiler. Bu derste bir kız öğrenciyi tahtaya kaldırdılar. Öğrenci, tahtada çizdiği koşut iki çizginin, başka iki koşut çizgiyle kesişmesinden oluşan açıların Arapça adlarını söylemekte zorluk çekiyor ve yanlışlıklar yapıyordu. Bu durumdan etkilenen Atatürk, tepkisini "Bu anlaşılmaz Arapça terimlerle, öğrencilere bilgi verilemez. Dersler Türkçe yeni terimlerle anlatılmalıdır" diyerek belirtip tebeşiri eline alıp, tahtada çizimlerle "zafiye'nin karşılığı olarak 'açı', 'dılı'nın karşılığı olarak 'kenar', 'müselles'in karşılığı olarak da 'üçgen' gibi Türkçe yeni terimleri kullanarak, birtakım geometri konularını ve bu arada Pythagoras teoremini anlattılar.
Atatürk, bugün dilimizde karşılığı 'koşut' olan 'muvazi' sözcüğünün yerine kullandıkları 'paralel' teriminin kökenini açıklarken Orta Asya'daki Türklerin, kağnının iki tekerleğinin bir dingile bağlı olarak duruş biçimine 'para' adını verdiklerini söylediler.
Büyük Önderimiz Atatürk, bu derste aynı zamanda Kültür Bakanı'na (Başvekil'e olmalı) ders kitaplarının birkaç ay içinde Türkçe terimlerle yeniden yazdırılıp bütün okullara ulaştırılmasını buyurdular.
Bu tarihsel olaya, Sivas Lisesi'nin öğrencisi olarak tanık olmam, benim için mutlu ve unutulmaz bir anıdır." (Bkz. Bilim ve Teknik, Kasım 1982, c.15, Sayı:180, s.16. Ayrıca bkz. Ahmet Bekir Palazoğlu, age. s.887.)



Yorumlar