Canik (Samsun) Mutasarrıfı Hamit Bey'e (15 Temmuz 1919);
- 12 Tem
- 7 dakikada okunur

Canik (Samsun) Mutasarrıfı Hamit Bey, Millî Mücadele sürecinde kritik yol oynayan ve daha sonra I. Dönem Trabzon milletvekilliği yapan Kapancızade Hamit Bey'dir.
Hamit Bey, Samsun'dan Erzurum'da bulunan Mustafa Kemal Paşa'ya 14 Temmuz günü çektiği telde, görevden alındığı haberini güvenilir yerlerden duyduğunu, emir gelince birkaç gün içinde İstanbul'a gideceğini arz etmişti. Önceki gün Refet (Bele) Bey de, Mustafa Kemal Paşa'ya danışmadan komutayı Albay Selahattin Bey'e devretmişti(1):
[...]
Efendiler,
Refet Bey' in komutayı bırakmış olmasının üzüntüsünde iken aynı günde, önemli bir noktada kendisinden fedakârca bir davranış beklediğimiz diğer bir arkadaşın da, sanki olağan şartlar içinde bulunuyormuşuz gibi, anlaşılması güç bir tutum içinde olduğunu öğreniyorum.
Hâmit Bey'e 15 Temmuz 1919 tarihinde şöyle bir telgraf çekildi :
"Şifre
Şimdi Çekilmesi
Kişiye özeldir
106
15 Temmuz 1919
Canik Mutasarrıfı Hamit Beyefendi'ye
Kardeşim Hamit Bey, sizin yerinize İbrahim Ethem Bey'in(*) tayin olunduğunu haber olarak Refet'e yazdım. Ve birleşerek beraberce dahile doğru gelmenizi rica ettim. Bilmem hangi emniyet mülahazası size İstanbul'a gitmek fikrini telkin ediyor. Refet'in başına gelecek size de aynıdır. Yani gideceğiniz yerin Malta olduğu muhakkaktır. Bundan başka biz kıymetli arkadaşlarımızı Dersaadet'ten Anadolu'ya çekip çıkarmaya ve bu veçhile ciddi vatanperverleri emellerinden mahrum etmemeye çalışırken siz bu hareketle en azından kuşatılmış bir muhite giriyorsunuz. Biz hiç doğru görmedik. Salâhattin Adil Bey'le programda mutabakat hasıl olmuştur. Refet'in yanına gitmek üzere haberleşip Amasya'ya hareket ederek oradan birlikte vereceğiniz karara göre ya Sivas havalisinde birlikte kalırsınız, veyahut rahatça bizim yanımıza gelirsiniz. Kati cevap bekleriz.
Mustafa Kemal(2)"
Mustafa Kemal Paşa, komutanların İstanbul'a gitmek konusunda en küçük bir yanılgıya düşmelerinin pahalıya malolduğunu, yerlerine atananların ancak güvenilir kişiler olmaları kaydıyla görev teslimi yapabileceği ve fakat o bölgeden ayrılmayarak yurt görevine devam edileceği yolundaki programın yürütüleceğini komutanlara bildirdi. Selahattin Bey'e de İstanbul'un kapalı çevresinden milletin kutlu kucağına geldiği için sevinçlerini bildirdi.
Kaynakça:
1-) Zeki Sarıhan, "Kurtuluş Savaşı Günlüğü I", Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Yayınları, XVI. Dizi - Sa.71, Ankara 1993, s.380.
2-) Kemal Atatürk, "Nutuk, (C.III. Vesikalar)", Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, İstanbul, 1961, Vesika: 34, s.922-923'den sadeleştirerek aktaran; "Atatürk'ün Bütün Eserleri, Cilt:3, (1919), Kaynak Yayınları, İstanbul - Mayıs 2000, s.169.
3-)Kemal Atatürk, "Nutuk, (C.III. Vesikalar)", Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, İstanbul, 1961, Vesika: 34, s.922-923:
"Şifre
Şimdi keşidesi
Zata mahsustur.
106
15.7.1919
Canik Mutasarrıfı Hamit Beyefendiye
Kardeşim Hamit Bey, sizin yerinize İbrahim Ethem Beyin tâyin olunduğunu haber alarak Refete yazdım. Ve birleşerek beraberce dahile doğru gelmenizi rica eftim. Bilmem hangi mıilâhazai emniyet size Istanbula gitmek fikrini telkin ediyor. Refetin başına gelecek size de aynıdır. Yani gideceğiniz yerin Malta olduğu muhakkaktır. Bundan maada biz kıymetli arkadaşlarımızı Dersaadetten Anadoluya çekip çıkarmağa ve bu veçhile ciddî vatanperveranı mahrumu âmâl etmemeğe çalışırken siz bu hareketle lâakal mahsur bir muhite giriyorsunuz. Biz hiç caiz görmedik. Sa lâhattin Beyle programda mutabakat hâsıl olmuştur. Refete mülâki olmak üzere bilmuhabere Amasyaya hareket ederek oradan birlikte vereceğiniz karara göre ya Sivas havalisinde birlikte kalırsınız, veyahut müreffehen bizim nezdimize gelirsiniz. Cevabı kat'î bekleriz.
Mustafa Kemal"
(*):İbrahim Ethem Bey Kimdir:
Millî Mücadele Kahramanı İbrahim Ethem Akıncı'nın oğlu Av. Burhan Cahit Akıncı'dan edindiğimiz bilgiye göre:
"İbrahim Etem Akıncı asırlar önce Anadolu’dan göç etmiş ve Rumeli’ne iskan edilmiş bir aileye mensuptur. Aile çiftçi ve asker kökenlidir. Tüfekçizade lakabı ile anılmaktadır. Dedesi Süleyman Ağa Osmanlı Ordusu’nda Kolağası rütbesine ulaşmış, emekli olunca Selanik’te ev alıp ( Atatürk’ün evinin yanında) bir odasını büro olarak kullanarak İttihat ve Terakki Cemiyetini kurmuştur.
İbrahim Etem Akıncı Süleyman Ağa’nın torunu, Ali ve Naile’nin evladı olarak Selanik’in Menlik Kazası Bilice (Bilitsa) Köyünde 1 Mart 1889’da doğdu. Köyünde Medreseden başka bir okul olmadığından dedesinin yanında Alansonya’da ilkokula başladı. 1901’de mezun olup, Serez İdadi’sine (Fransızca, Geometri ve Tarih, Coğrafya ve Matematik okumuştur, normal eğitimine ilave olarak) kaydolup 1906’ya kadar orada okuyup Selanik İdadi’sine nakledip 1908’de birincilikle mezun olup Selanik Hukuk Fakültesi’ne kaydolmuş ve 1912’de mezun olmuştur.
Hukuk Fakültesin’de okurken Rumeli Gazetesi’nde muhabirlik yaptı. Selanik Vilayeti Kalemi’nde çalıştı. Balkan Harbi’nde Ostrmo Kolordusu’nda gönüllü gazete muhabirliği yaptı. 31 Mart Vak’asında 18 Nişancı Taburu ile gönüllü olarak İstanbul’a gitmiş, Abdulhamit’in tahtan indirilişinde bulunmuştur. Gençliği Rumeli’de mücadele ve komitacılıkla geçmiş, Yunan – Bulgar Savaşı’na Rumların yanındı Bulgarlarla savaşmıştır. Türkçe’nin yanında Fransızca, Bulgarca, Rumca ve Arapça bilmektedir.
Balkan Harbi’nde bütün aile Selanik’ten gemiye binerek İstanbul’a göç etmiş ve Eyüp’e geçici olarak yerleştirilmişlerdir. O sıralarda Osmanlı Bulgar Savaşı esnasında çete kurarak Keşan – Hayrabolu yörelerinde savaşmış ve İstanbul’a dönünce tutuklanmıştır. Bilahare Amcası Münir Bey’in yardımı ile serbest kalıp Gönen’e bağlı Kocapınar Köyü’ne ailece iskan edilmişler ve sonrasında Balıkesir’e göç etmişlerdir. (1914) Bir süre Balıkesir Lisesi’nde matematik öğretmenliği yapmış, 1915’te Çorum Nahiye Müdürü olmuş, sonrasında da Şamlı Nahiye Müdürlüğü’ne atanmıştır. 1919’da istifa ederek Balıkesir’de avukatlığa başlamış ve Balıkesir Barosunu kurmuştur. Yunan İşgali üzerine 29 Haziran 1920’de Balıkesir’den ayrılarak İstanbul’a, oradan İnebolu üzerinden Ankara’ya gelerek İçişleri Bakanlığı’nda Şifre Kalemine 3 Kasım 1920’de atanmıştır. 28 Kasım 1920’de terfien Demirci Kaymakamlığı’na tayin edilmiş, 10 Aralık 1920’de Ankara’dan ayrılmış trenle Eskişehir-Kütahya’ya oradan da karayolu ile Gediz – Simav üzerinden 23 Aralık 1920’de Demirci’ye ulaşmıştır. ( Demirci’ye tayininin nedeni Rumeli’de ve Trakya’da Bulgarlarla savaşması ve savaş tecrübesi olmasıdır.)
Çerkez Etem’in Demirci üzerinden Yunanlılara teslim olması üzerine ondan ayrılan Pehlivan Ağa ve Halil Efe’ye ait müfrezelere jandarma birliğindeki erleri de katarak Akıncılar Müfrezesi kurarak gerilla savaşı yapmak üzere dağa çıkıp 1,5 sene kurduğu Demirci Akıncıları ile yağma talan gibi olaylara mani olmuş, iletişim, takviye, iaşeleri baltalamış, demiryolu köprülerini imha ederek (Alaşehir gibi) Yunan Ordusu’na takviye ve ikmalini önleyerek Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılmasında önemli katkı sağlamıştır. Yunanlılar çekilirken Akıncı Müfrezeleri yağma ve yakmaya karşı tertibat almış ve Balıkesir yöresinin düşmandan kurtuluşu sağlandıktan sonra 11.09.1922 günü terfien Ayvalık Kaymakamlığı’na tayin edilmiştir. Bu tayine itiraz eden Demirci Halkı İbrahim Etem Bey’in yeniden Demirci’ye tayinini istemişler, 15 Ekim 1922’de tekrar Demirci’ye tayini çıkmıştır. Ve 22 Kasım 1923 tarihine kadar 2 yıl 10 ay 28 gün Demirci’de çalışmıştır.
7 Kasım 1923 tarihli kararname ile tekrar Ayvalık Kaymakamlığı’na atanmış 23 Mart 1924 günü ayrılmış 3 ay 3 gün görev yapmıştır. Ayvalık’ta mübadil göçmenlerin yerleştirilmesi, Ayvalık’ın yenilenmesi için çalışmış, imar, iskan, belediye hizmetlerini islah etmiştir.
1 Nisan 1924 tarihinde Kula Kaymakamlığı’na tayin edilmiş, 11 ay 15 gün bu görevde kalmıştır. Kula Askerlik Şubesi’ne kayı olarak piyade sınıfında er rütbesi ile askerliğini yapmış sayılmış ve TBMM tarafından 23 Nisan 1924 tarihinde İstiklal Madalyası (Kırmızı Şeritli) verilmiştir. Madalya beraatı 16 Arılık 1924 tarihinde Gazi Mustafa Kemal tarafından imzalanmıştır.
30 Mart 1925 tarihinde Yozgat Vali vekili olarak terfien 60 lira maaşla tayın edilmiş, 5 ay 12 gün görevde kalarak 11 Eylül 1925 günü ayrılmıştır. Bu süre zarfında Mikdat Çetesi, Çapanoğulları ve 30 yakın eşkıyanın yağmalamalarını yok etmiştir.
23 Ağustos 1925 tarihli kararname ile Siirt Valiliği’ne 80 lira maaşla atanmıştır. 19 Ekim 1925 günü Siirt Valiliği’ne başlamış 3 yıl 26 gün görevde kalmıştır. Tayin sebebi Şeyh Said İsyanı, İstiklal Mahkemelerinin kurulması, Tekke ve Zaviyelerin kapatılmasıdır. Posta soygunlarını önlemiştir. Hukukçu arkadaşı Adliye Vekili Mahmut Esat Bozkurt’u birkaç kez Siirt’de ağırlamış ve İttihat ve Terakki Cemiyetinin devamı olan Türk Ocaklarını 25.06.1927 tarihinde açmıştır.
1 Kasım 1928’de terfien ve 100 lira maaşla Beyazıt (Ağrı) Valiliğine atanmış 2 yıl 2 ay 19 gün bu görevde kalmıştır. İlk işi Vali Konağı yaptırmak olmuştur. Genel Kurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak Ağrı’ya teftişe geldiğinde Vali Konağında misafir edilmiş ve Milli Mücadele notlarını okumuş, Gerilla kitabı yazması için Baki Vandemir’i görevlendirmiş ve hatırat ilk defa askeri ders kitabı olarak “İstiklal Harbinde Demirci Akıncıları (Gerilla)” adı ile basılmıştır. Kürt isyanı ve Ağrı harekâtında 9. Kolordu Komutanı Salih Omurtak ile eşkiyanın tasfiyesi yapılmıştır. Bilahare İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ve beraberindekiler ilk defa Ağrı’ya gelmişlerdi.
18 Ocak 1931 tarihli kararname ile 100 lira maaşla Samsun Valiliği’ne atanmış ve 22 Şubat 1931 tarihinde göreve başlamış, 17 Ekim 1931 tarihinde ayrılmış ve Samsun’da 7 ay 25 gün kalmış. Sürenin 3 ayı izinli olarak geçmiştir. Serbest Fırka’nın tasfiye ve Samsun Belediyesi’nin düzenlenmesi işleri gerçekleştirilmiş ve Atatürk heykelinin yapılması sağlanmıştır. Ancak tayin nedeni ile açılışında bulunamamıştır.
20 Eylül 1931 tarihli kararname ile Balıkesir Valiliğine atanmış, 30 Ekim’de göreve başlamış, toplam 2 yıl 20 gün görevde kalmıştır. Sağlık, eğitim, bayındırlık, yol, iskan konulanında çok hızlı ve başarılı çalışmalar yapmış, Balıkesir Yeni Parkı’nın yapılmasını sağlamış ve Atatürk’ü Balıkesir Vali Konağı’nda ağırlamıştır.
23 Eylül 1933 tarihinde terfien 125 lira maaşla Malatya Valiliği’ne tayin edilmiş, 20 Kasım 1933 tarihinde görevine başlamış ve 29 Mayıs 1939 günü ayrılmış 5,5 yıl Malatya’da görev yapmıştır. Bu göreve atanmasının nedeni görevli eski Vali’nin Arapgir’den gelirken soyguna uğraması dolayısıyla Atatürk’ün emri ile Malatya Valiliği’ne atanmasıdır. Tayininden sonra Emniyet Müdürü olarak İhsan Sabri Çağlayangil’i talep ederek asayiş sorununa son vermiş, Kürt ve Alevi köylerine av bahanesi ile giderek yakın diyaloglar kurmuş, yol ve su problemlerini çözmüş, eğitim konularında başarılı çalışmalar yapmış, sanayi kurulması ve çalışma imkanları için Malatya Dokuma ve Şeker Fabrikaları’nın inşasında bizzat çalışmış ve 1937 yılında Atatürk’ü Malatya’da karşılayarak çalışmalar hakkında bilgi vermiştir. Dersim harekatı sırasında Malatya’da Vali olarak görev yapmıştır. Köylere at sırtında gitmiş ve Malatya’yı tanımak ve denetlemek için 1120 kilometre yapmıştır. O tarihteki yasaya göre Vali aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı olarak Malatya Halk Evi’nde İl Genel Meclisi Seçimi yapmış ve Meclis çalışmalarında Başkan olarak görev yapmıştır. Malatya İl Özel İdaresi’ni ele alıp borçlarını ödetip çalışır hale getirmiş, Sivas – Malatya yolunun açılmasında yoğun çalışmalar yapmış, Atatürk trenle 14 Kasım 1937’de Malatya’ya geldiğinde Vali İbrahim Etem Bey tarafından karşılanmış ve il hakkında gerekli bilgiler vermiştir. Malatya’da modern kayısı üretimi, hayvancılık konularında modern tarım bilgilerini çiftçilere verilmesine çalışılmıştır. Atçılığı teşvik etmiş, at yarışları düzenlemiş, kendisi de örnek olmak için 1 adet yarış atı beslemiş ve yarıştırmıştır. Malatya’nın ilk imar planı Vali Akıncı döneminde yapılmış ve Vilayet binasının temeli atılmıştır. Ordu Evi açılmış, çocuk bahçesi için İsmet İnönü’den maddi yardım istenmiştir. İlk sinema binası inşa edilip açılmış, modern Devlet Hastanesi açılmıştır.
19 Nisan 1939 tarihinde Muğla Valiliği görevine başlamıştır. Toplam 10 yıl 1 ay 7 gün görevinde kalmıştır. 25 Temmuz 1949 günü yıldırım telgraf ile “lüzumuna binaen” emekliye ayrıldığı bildirilmiştir. Valilik yaptığı 10 yıl süresince eğitim, bayındırlık, tanıtım, ulaşım konularında birçok çalışma yapmış, vatandaşlarla kaynaşmış, örf ve adetlerine uyum sağlamış “KOCA VALİ ve AVCI VALİ” unvanı ile anılmıştır. Harp yıllarında yetkisini kullanmış vesika ile ekmek yedirmemiş, okul yaptırması nedeniyle Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’den takdirname almış, köylüyü topraklandırma konusunda önemli çalışmalar yapmış, bilhassa Dalaman’daki büyük arazinin dağıtılmasını sağlayarak köyler kurmuş (Akıncı Köyü), Dalyan’daki balık üretimi ve ihracını sağlamış, Yatağan nahiye iken ilçe yapmış, 2. Dünya Harbi’nde Hudut Valisi olarak birçok olaya şahit olmuştur. (12 Adaların Yunanlılara Kaptırılması Gibi) Halkçı ve Vatanını seven bir insandı. Emekli olunca çocuklarının tahsilini bitirmelerini beklemek üzere Sındırgı’ya gitmiş ve Cumhurbaşkanı’ndan bir iş talebinde bulunmuş, fakat görev verilmeyince 1950 seçimlerinde bağımsız olarak Balıkesir Milletvekilliği adaylığı için başvuruda bulunmuş, seçimden 3 gün önce kalp krizi neticesinde Sındırgı’da 11 Mayıs 1950’de vefat etmiştir. Kabri Sındırgı Mezarlığı’ndadır. (https://www.demirci.gov.tr/av-burhan-cahit-akincinin-kaleminden-babasi-ibrahim-etem-akinci)




Yorumlar