"Cumhuriyet yapacaklar, cumhuriyet !"
- 21 Eki 2025
- 4 dakikada okunur

(...)"Efendiler, Ahmet İzzet (Furgaç) Paşa'nın yazdığı nasihatname(1) ve verdiğimiz cevabın(2) okunması bir hatıramı canlandırdı. Milletin nazarında ve tarihte kayıtlı kalması için onu da söylemiş olayım:
Ali Rıza Paşa, bir gün Ahmet İzzet Paşa'yı ziyaret eder. Sohbet esnasında aleyhimde birtakım münasebetsiz sözler söyler ve bu sözlere mühim bir keşfini de ilave eder: "Cumhuriyet yapacaklar, cumhuriyet !" diye bağırır.
Doğrusunu isterseniz efendiler, Makedonya'da Osmanlı İmparatorluğu'nun Batı Orduları Başkumandanı Ali Rıza Paşa'nın aslanlardan meydana gelen koskoca Türk ordularını mahv ve perişan ettirdikten ve kıymetli Makedonya topraklarını düşmanlara terk edip bağışladıktan sonra, devletin en müşkül anında Vahdettin'in emellerinin hizmetkârı olmak için icap eden vasıfları kazanmış olduğuna ve bu meşhur ordular başkumandanının, bu defa kendine en mahir yardımcı olarak eski erkânıharbiye reisini Harbiye Nezareti'ne getirmeyi düşüneceğine, tabii nazarıyla bakılabilirdi. Fakat milli teşebbüslerin cumhuriyeti hedeflediğini bu kadar sürat ve kolaylıkla his ve idrak etmesini takdir etmemek mümkün değildir.
Efendiler, bana bu malumatı veren, hikayeyi bizzat (Ahmet) İzzet Paşa'nın ağzından işiten, çok muhterem ve içimizde hazır bir arkadaştır."
1-Ahmet İzzet (Furgaç) Paşa'nın nasihatnamesi:
(...)"Hakikatten, Ahmet İzzet Paşa'nın şifre dahilinde kalan imzasıyla, Harbiye Nazırı Cemal'dan 7/8 Teşrinievvel (Ekim) 1919 tarihli şöyle bir telgraf almıştık:
"Harbiye'den 7/8 Teşrinievvel (Ekim) 1919
Mustafa Kemal Paşa Hazretleri'ne
Yeni kabinede çoğunlukla mevcut olan eski ve samimi arkadaşlarımı ziyaret ederek ahvali soruşturmuş ve fikir alışverişinde bulunmuş idim. Öğrendiğim bazı ahval üzerine, millet ve memleketin hayati menfaatları endişesiyle ve aramızda kurulu olan dostluk bağlarına ve asker kardeşliğine güvenerek, aşağıdaki fikirleri hemen bildiriyorum:
Birkaç aydan beri memleketin içine düştüğü istila ve yok oluş tehlikesinin önüne geçebilmek hususunda, şimdiye kadar Kuvayı Milliye ve milli harekâtın faydalı tesirleri herkesçe tasdik edilmektedir.
Yalnız, bu hizmetin neticelerini toplamanın, bundan sonra hâkimane ve kanuni bir idarenin tesisine bağlı olduğu da, görenlerce su götürmezdir. Artık hükümet ve milletin ikilikten ayrılarak tam bir birlik şekli göstermesine, âcizane fikrimce acil ve kaçınılmaz ihtiyaç vardır. Kabineyi teşkil eden zevatın iyi niyetlerinden ve ılımlı fikirlerinden herkesin emin olduğuna itimat ediyorum. Hiçbir kabinenin memuriyetinin devamına imkân bırakmayacak bir dahili vaziyet ve halin, harici siyaset üzerine olabilecek uğursuz tesirleri izaha muhtaç değildir. Bir an evvel mebusların seçilmesi ve Meclis'in toplanması için, hükümeti seniyece seri tedbirler alınmaktadır. Vatanın muhafazası hususundaki civan merdane azim ve niyetlerinin, hükümet erkânınca nasıl karşılanacağı, bugünkü beyannameden anlaşılacağından iyi niyetle fikir birliği hasıl olacağına emniyetim berkemaldir.
Ancak, bu sabah âcizaneme gelen ahvale vâkıf ve güvenilir bir zat, Kütahya ve Bilecik taraflarında hoşa gitmeyen bazı ahvalin ortaya çıktığından bahseylemiştir. Bizi, fetret ve anlaşmazlığa sevk etmek için hariç ve dahilden birçok teşvikler ve tahrikler vuku bulacağı tahmin ve teslim edileceği tabiidir. Diğer taraftan bir zatın gösterdiği Kastamonu Vali Vekil'inden gelen bir telgraf name ile de, bazı memurların tayini ve cezalandırılması gibi hususlarda merkezi hükümete adeta emredilmek isteniliyor idi. Bu gibi haller, devleti bu derekeye getirmiş olan ve nezdinizde dahi ne derece reddolunduğu beyanname ve yemin metinlerinde memnuniyetle görülen sakat idareyi aynen taklit demek olacağından, bu gibi adamlara hareket ve faaliyet fırsatı verilmemesini, teslim edilmiş olan uyanıklığınızdan ve anlayışınızdan ümit ederim. Özetle, artık memlekette birliğin temini ve esas kanunlar dairesinde hükümetle bağ kurulmasını büyük bir samimiyetle ve serian tavsiye ve rica ederim (Ahmet İzzet).
Harbiye Nazırı Cemal."
2-Ahmet İzzet Paşa'ya verdiğimiz cevap budur:
"Sivas, 7/8 Teşrinievvel (Ekim) 1919
Harbiye Nazırı Cemal Paşa Hazretleri'ne
C. 7/8.10.1919
"Ahmet İzzet Paşa Hazretleri'ne"
Yüksek fikirleri, layık olduğu ehemmiyetle nazarı dikkate alındı. Millî harekâtın tesirleri hakkındaki iyi anlayışa teşekkür olunur. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra dahi vaki olan milli hizmetlerin hakimane bir tarzda devam ettirileceğine ve kanuni bir idarenin tamamen kurulmasına bütün mevcudiyetimizle çalışacağına itimat buyurulmasını rica ve çünkü mesai gayemizin kanuni bir devre açılmasına yönelik bulunduğunu arz ederim.
Elhamdüllillah hükümet ile millet, görüşlerinde tam bir uzlaşma hasıl eylemiş olduklarından, bundan böyle devam edeceğinden emin bulunduğumuz karşılıklı samimiyet ve tam birlik şeklini millet ve memleketin menfaatlarına kefil olacak surette gösterecektir.
Yanlış harekât ve siyaseti herkesin malumu olan (Damat) Ferit Paşa Kabinesi'ne milletin boyun eğmemesi ve emellerine ve faaliyetlerine katılmaması, harici siyasetimiz üzerinde hiçbir uğursuz tesir bırakmayıp, bilakis, (Damat) Ferit Paşa Kabinesi'nin sebebiyet verdiği bütün uğursuz tesirleri bertaraf etmiş ve şükre övülmeye değer olan bugünkü müsait siyasi vaziyetimizi temin eylemiştir.
Milletin itimadına mazhar bugünkü kabine ile birlik halinde bulunmanın, dahili vaziyetimizi, harici siyaset üzerinde en faydalı ve tesirli bir amil kılacağına şüphe yoktur. Fevkalade hadiselerden olarak bazı yerlerde arzu edilmeyen bazı vakaların ortaya çıkması, kaçınılması mümkün olmayan zaruri ve tabii ahvaldendir. Bilhassa Kütahya ve Bilecik ve Eskişehir gibi mevkilerin ve bu mevkilerdeki masum ve mağdur halkın altında bulunduğu baskı ve tahkir lütfen ve insafla bir an düşünülürse, şikâyet sebebi olarak görülen ahvalin ne derece haklı olduğu en küçük bir değerlendirme ile sabit olunur. Buralardaki acı ve esef verici vaziyetin de sebebinin eski hükümetin miskinane tavrı olduğu düşünülünce, tariz ve hatalı bulma hedefine milli harekatın konulması haksızlık olur inancındayım. Kastamonu Vali Vekili'nin devletlerince görülen telgrafnamesinden onu da mazur görmenizi rica edeceğim. Çünkü bu tarzda müracaat yalnız Kastamonu'dan değil, daha bazı yerlerden de vaki olmuş ve yeni kabinenin tereddütlü gibi görünen baştaki tavrı bir iki gün daha devam etseydi, bu nevi müracaatlar memleketin her köşesinden yağacaktı. Bundan böyle bu gibi hallere katiyen meydan verilmemesi için icap eden her türlü tedbirler alınacak ve tesirler icra edilecektir ve yüksek tavsiyeleri üzere, tam birliğin temini ve esas kanunlar dairesinde hükümetle samimi bağların tesisi için tam bir samimiyet ile mesai sarf edilecektir. Hürmet ve tazim ile ellerinizden öperim, Efendim.
Mustafa Kemal."



Yorumlar