top of page

Atatürk'ün, Selim Sırrı Bey'in Zeybek Dansı Üzerine İzmir Kız Muallim Mektebi'nde Nutku [13 Ekim 1925];

13 Eki
3 dakikada okunur

İzmir, 14 (Hususi) - Selim Sırrı Bey, Gazi Paşa'nın huzurunda zeybek raksı oynamıştır. Evvelsi gün hükümet dairesinde yapılan kabul merasiminde Reisicumhur Hazretleri Terbiye-i Bedeniye Müfettişi Umumisi Selim Sırrı Bey'e bolca iltifat etmiş ve yeniden tanzim ettiği zeybek raksının kadınla birlikte oynan şeklini görmek istediklerini söylemiştir.


Dün akşam Gazi Paşa Hazretleri Kız Muallim Mektebi'nin konferans salonunda Selim Sırrı Bey'in talebelerinden Mualla Hanım'la birlikte oynadıkları bu güzel raksı seyretmişler ve pek ziyade takdir buyurmuşlardır. Selim Sırrı Bey oyuna başlamadan evvel sahneye çıkarak Gazi Paşa'ya "Büyük kalpli, yüksek düşünceli Gazi'miz! Siz yalnız kurtarıcı, yalnız bir halaskâr değilsiniz. Aynı zamanda bir yol gösterici ve mürebbisiniz. Koca memleketi yok olmaktan kurtardınız; millete hayat hakkı verdiniz, hayatın yollarını gösterdiniz. Siz Türk milletinden bir medeniyet abidesi vücuda getirmek istediniz. Biz muallimler o abidenin naçiz birer amelesi olmakla iftihar ediyoruz" dedikten sonra Mualla Hanım'la birlikte raks etmiş ve pek çok alkışlanmıştır. Gazi Paşa bir ikinci defa daha görmek istemişler, Selim Sırrı Bey tekrar oynamıştır. Gazi Paşa müteakiben üstadı yanına çağırıp elini sıkmışlar ve bazı izahat aldıktan sonra demişlerdir ki:



"[...]Hanımefendiler, beyler! Selim Sırrı Bey zeybek raksını ihya etmiş ve ona medeni bir şekil vermiştir. Bu sanatkâr üstadın eseri hepimiz tarafından seve seve kabul edilerek milli ve toplumsal hayatımızda yer tutacak kadar gelişmiş, güzel bir şekil almıştır. Artık Avrupalılara "Bizim de mükemmel bir raksımız var" diyebiliriz ve bu oyunu salonlarımızda, müsamerelerimizde oynayabiliriz. Zeybek dansı her cemiyet salonunda kadınla beraber oynanmalıdır.


Ve tekrar Selim Sırrı Bey'e dönerek "Yorulmadınızsa Mualla Hanım'la birlikte bir defa daha şehir elbisesiyle oynadığınızı görmek isterim" buyurmuşlardır.


Selim Sırrı Bey üçüncü defa olarak oynamış ve pek sürekli alkışlarla sahneden ayrılmıştır. Gazi Paşa, üstadın elini mükerreren sıkmış, kendisini tebrik etmiş ve "Pek kıymetli bir eser vücuda getirdiniz" demişlerdir.


Kaynakça:

1-Cumhuriyet, 15 Ekim 1925, Numara: 516, s.2;

2-Vakit, 15 Ekim 1925, Numara: 2799, s.2;

3-"Atatürk'ün Söylev Ve Demeçleri Tamim ve Telgrafları V", Hazırlayanlar: Sadi Borak, Dr. Utkan Kocatürk, Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Yayınları, Ankara, 1972, s.38;

4-Ahmet Bekir Palazoğlu, "Başöğretmen Atatürk (1919-1928), c.1.", TC. Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Araçları ve Donatım Dairesi Başkanlığı, Ankara, 1991, s.228.


Not:

Mustafa Kemal Paşa'nın bu konuşması "Anadolu" ve "Türkeli" gazetelerinde şu şekilde yer almaktadır:


"[...]Paşa Hazretleri müsamerenin sonunda Selim Sırrı Bey'e iltifat buyurmuşlar ve ondan sonra hazır bulunanlara hitaben:


"Hanımefendiler!

Selim Sırrı Beyefendi ile şimdi dans hakkında ufak bir fikir alışverişinde bulunduk. Hiç şüphesiz ki, Selim Sırrı Beyefendi memlekette yüksek bir sanatkârdır.

Memleketimizin her tarafında yüksek ve milli danslarımız vardır. Benim gördüğüme göre en görülmeye değer olanı, zeybek dansıdır. Çok temenni ediyorum ki, bu iyi oynanan milli dansı umum kabul etsin ve herkes oynasın.

Bu dans her cemiyet salonunda kadınla beraber oynanabilir ve oynanmalıdır" buyurmuşlardır. (Bkz: "Atatürk'ün Bütün Eserleri, c.18, [1925-1927]", Kaynak Yayınları: 442, Birinci Basım: Mart 2006, s.67-68.)


Selim Sırrı Bey, bu konuyla ilgili duygularını şu şekilde anlatır:


"... Eserimi, 12 Ekim 1925 tarihinde, İzmir’de hükümet dairesinde icra edilen kabul merasimi esnasında, izhar eyledikleri arzu üzerine Atatürk’e izhar ettim. Ebedî Şefimiz, ertesi akşam İzmir Kız Öğretmen Okulu’nda icat ettiğim bu raksı görmek istedi. Talebem Mualla ile birlikte oynadım. Atatürk tekrar ettirdi. Sonra beni yanına çağırdı ve halka hitaben şunları söyledi:


"[...]Hanımefendiler, Beyler; Selim Sırrı Bey, zeybek raksını ihya ederken, ona bir şekl-i medenî vermiştir. Bu san’atkar üstadın eseri hepimiz tarafından seve seve kabul edilerek millî ve içtimaî hayatımızda yer tutacak kadar tekemmül etmiş, bediî bir şekil almıştır. Artık Avrupalılara, bizim de mükemmel bir raksımız var, diyebiliriz. Bu oyunu salonlarımızda, müsamerelerimizde oynayabiliriz. Zeybek dansı bu şekli ile her salonda kadınla beraber oynanabilir ve oynanmalıdır.”


Atatürk bu sözlerini müteakip bana döndü ve dedi ki: "Yorulmadınızsa Mualla Hanım’la birlikte bir defa daha şehir elbisesiyle oynadığınızı görmek isterim.”


Selim Sırrı Tarcan, yapmış olduğu derlemenin amacını belirtirken de,


"…Mensup olduğumuz büyük milletin masalları, destanları, türküleri, raksları mertlik, kahramanlık ve fedakarlıkla doludur. Folklorumuz bizden sonra yetişecek yeni nesle mazisini tanıtacak ve benliğini bihakkın duyuracaktır” der.


Ortaya koyduğu yeni zeybek oyunuyla ilgili olarak da şu değerlendirmeyi yapar:


"…Senelerce emek sarf ederek meydana çıkardığım bu yeni zeybek raksını Atatürk’ün takdir edişi, diğer zeybek oyunlarının yanında bir de Sarı Zeybek oyununun yer almasına vesile olmuştur. Yeni zeybek oyununun hususiyeti kadınla birlikte oynanmasındadır. Ben, Atatürk’ün içtimaî hayatımızda kadına verdiği mevkii düşünerek bu küçük eseri vücuda getirdim. Eğer, kıymeti varsa yaşar.” (Bkz. https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/264/Selim-S%C4%B1rr%C4%B1-Tarcan-(1874-1957)

 
 
 

Yorumlar


© 2025 ataturkunizinde.com tüm hakları saklıdır.

bottom of page