Atatürk'ün Türk Kuşu Kurumu'nun Açılışında "İnsan-Tabiat İlişkisi" üzerine söylevi (3 Mayıs 1935);
- 3 May
- 2 dakikada okunur

(...)
"Bayanlar, Baylar.
Bizim dünyamız -bilirsiniz- topraktan, sudan ve havadan unutulmuştur. Hayatın da esas unsurları bunlar değil midir?
Bu unsurlardan birinin eksikliği, yalnız eksikliği değil, sadece bozukluğu, hayatı imkânsız kılar.
Hayatı, hele ulusal hayatı seven, onu korumak isteyen, yurdunun topraklarına, denizlerine olduğu gibi, havasına da ilginliğini her gün biraz daha çoğaltmalıdır. Bu ilginlik , saydığım hayat örgenlerine egemenlikle olur.
Natür insanları türetti, onların tabiata egemenliğini de şart kıldı. Tabiata egemen olmasını bilmeyen yaratıklar, varlıklarını koruyamamışlardır. Tabiat, onları kendi içinde ezmekten, boğmaktan, yok etmekten ve ettirmekten cuda çekinmemiştir.
Türk, bu büyük hakikati üzelden tanımak kapasitesini göstererek kapsal bir dölenle toprağı ve onun türlü ürünlerini insanlığa verimli kılmış, okan denizlerde göğüslemedik dalgalar bırakmayarak, insanlığa genlik veren kültür yolları açmıştır. Lakin, yaşadığımız bu çağda, artık insanlar yalnız karada ve denizde kalmadılar. Tabiatın hava varlığının da içine daldılar.
Hayat için, havayı yalnız nefeslenmenin yeter olmadığı anlaşıldı. Gerek ve gerçek olan, hava egemenliği olduğu yalın olarak ortaya çıktı. Bütün ulusların büyük dölenle üzerinde çalıştıkları bu yöneyde, Türk ulusu da, şüphesiz yerini almalıydı.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, kara ordumuzun yanında, donanmamızı kurarken, hava filolarımızı da en son hava araçlarıyla düzenlemekten geri kalmadı. Şahıslarıyla onur duyduğumuz hava subaylarımız ve komutanlarımız da yetişmiş bulunuyorlar. Uçmanlarımız, her zaman ve her halde ulusun yüzünü ağartacak yüksek değerdedirler.
Lakin, arkadaşlar; bu kadarını yeter görmek doğru olamazdı. Hava işine, onun bütün dünyayı aldığı önem derecesine göre genişlik vermek lazımdı. Bunu göz önüne tutan Cumhuriyet Hükümeti, havacılığı bütün ulusu işlevi yapmak kararında idi. Türk, yurdun dağlarında, ormanlarında, ovalarında, denizlerinde, her bucağında nasıl bir bilgi ve kendine güvenle yürüyor, dolaşıyorsa, yurdun asuğmanında da aynı surette dolaşabilmelidir.
Bu ise, Türk'ü, çocukluğundan, vatan kuşlarıyla, vatan havası içinde yarışa alıştırmakla başlar. İşte, bugün burada bizi toplayan sebep, o kutsal işe başlama ayinidir.
Havacılık kınavına ciddi sarılmalarından dolayı, hükümete, Genelkurmay Başkanı Sayın Mareşal'e ve Türk Hava Kurumu Başkanı değerli arkadaşım Fuat'a (Fuat Bulca) burada özel minnetlerimi sunarım. Bu ödevimizi başarmada bizden değerli yardımlarını esirgemeyen dostumuz Rus Sovyet Cumhuriyeti'ne ve onun Sayın Büyükelçisi Karahan'a önünüzde açıkça teşekkür etmekten kıvanç duyarım.
Türk çocuğu :
Her işte olduğu gibi, havacılıkta da en yüksek düzeyde, gökte, seni bekleyen yerini az zamanda dolduracaksın.
Bundan gerçek dostlarımız sevinecek, Türk ulusu mutlu olacaktır."
*Kaynakça:
-Ulus, 4 Mayıs 1935, Numara: 4944, s:1,3.
-Cumhuriyet, 4 Mayıs 1935, Numara: 3738, s:1,3.
-Kurun, 4 Mayıs 1935, Numara: 6219-159, s:1,9.
-Tan, 4 Mayıs 1935, Numara: 12-3315, s:1,3.
-Akşam, 4 Mayıs 1935, Numara: 5940, s:2.
-Son Posta, 4 Mayıs 1935, Numara: 1705, s:1,3.
-Anadolu, 5 Mayıs 1935, Numara: 6204, s:1.
-Havacılık ve Spor: 15 Mayıs 1935, Sayı: 142-143, s.2300-2301.
-Ayın Tarihi, Haziran 1935, Sayı: 18, s.138-140.



Yorumlar