top of page

Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu ve Atatürk'e Ait Bir Hatıra;

  • 29 Nis
  • 3 dakikada okunur

(...)

"Baylar, İzmit'te Süleyman Şefik Paşa komutasında, "Halife Ordusu" sanını taşıyan bir hain güç yığınak yapıyordu. Bu gücün bir bölümü de, Bolu yakınlarında Kurmay Binbaşı Hayri Bey komutasında ayaklananlara yardım etmişti. Bu güçle birlikte İstanbul'dan gönderilmiş birçok subaylarda vardı.


Halife Ordusu'nun, Süleyman Şefik Paşa'dan sonra, belli başlı komutanları Süvari Tuğgeneral Suphi Paşa ve Topçu Yarbaylarından Senaî Bey idi. İstanbul'da özel olarak kurulmuş "Kurmaylar Kurulu" vardı. Bu Kurul'un belli başlı Başkanları Kurmay Albay Refik ve Kurmay Yarbay Hayretin Beyler idi.


Suphi Paşa ile ilgili küçük bir anımı anlatayım:


Suphi Paşa'yı Selânik'ten tanırdım. Ben Kolağası, o daha o zaman Tuğgeneral ve Süvari Komutanı idi. Aradaki üst-ast ayrımına karşın çok yakın arkadaşlığımız vardı. Meşrutiyet'in kuruluşu sıralarında ilkin İştip yörelerinde "Cumalı" denilen bir yerde "Süvari Manevraları" yapılmıştı. Başta birtakım Kurmaylar arasında beni de manevrada bulunmak üzere çağırmıştı. Kendisi Almanya'da öğrenim görmüş, çok iyi bir binici idi. Ancak askerlik sanatını anlamış bir komutan değildi. Manevranın bitiminde ben, yetkim ve aşamam elverişli olmamasına karşın, Suphi Paşa'yı bütün subaylar önünde acı bir dille eleştirmiştim ve daha sonra "Cumalı Ordugâhı" adında küçük bir kitap da yazmıştım. Suphi Paşa gerek herkesin önünde yaptığım eleştirilerden ve gerek yayımlanan bu yapıtımdan dolayı çok üzüldü. Kendisinin açıkça söylediğine göre tinsel gücü kırıldı, ancak kişisel olarak gücenmedi. Arkadaşlığımız sürdü.


İşte, Halife Ordusu'na buldukları komutan bu Suphi Paşa'dır.


Paşa, sonraları Ankara'ya geldi. Geziye çıkıyordum. İstasyonda çok kalabalık içinde birbirimizle karşılaştık. Kendisine ilk sorum şu oldu:


"Paşam, niçin Halife Ordusu Komutanlığını kabul ettin?


Suphi Paşa bir an duraksamaksızın:


"Size yenilmek için." yanıtını verdi.


Bu yanıtıyla anlatmak istiyordu ki, bu görevi özel bir düşünce ile kabul etmişti. Suphi Paşa böyle bir duygu taşıyabilir. Ancak, gerçekte komutayı üstlendiği zaman kuvvetleri yenilmiş bulunuyordu." (Bkz. "Mustafa Kemal Atatürk Nutuk (Söylev)", İsmet Zeki Eyuboğlu'nun Türkçesiyle, Say Yayınları, İsatnbul 2010, 5. Basım, s.348-349)


Not:

Cumalı Ordugâhı, "Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu (21.6.1934)" tarihli kanunun çıkarılmasına vesile olan bir kitaptır.



Muzaffer Gökman, "Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu ve Atatürk'e Ait Bir Hatıra", Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni, Cilt: 1, Sayı: 2, Ankara, 1952, s. 111-114'te: ..."1934'te yapılan bir toplantı sırasında, bu kitabı (Cumalı Ordugâhı) Atatürk'e sunulur. Atatürk çok duygulanır ve orada okuduktan sonra, eski eserlerin kütüphanelerimizde bulunup bulunmadığını sorar. Böyle bir düzenlemenin olmadığını öğrenince, konunun araştırılmasını ve hemen kanun çıkarılmasını ister. Sonuçta, 21 Haziran 1934 tarihli "Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu" Meclis'te kabul edilir."


Aşağıdaki görselde "Cumalı Ordugâhı'nın kitap kapağını görmekteyiz.


Erkânı Harb Kolağası Mustafa Kemal, "Cumalı Ordugâhı" / Süvari: Bölük, Alay, Liva Talim ve Manevraları, Yedi Adet Kroki, Selanik 30 Ağustos 1325 (12 Eylül 1909)
Erkânı Harb Kolağası Mustafa Kemal, "Cumalı Ordugâhı" / Süvari: Bölük, Alay, Liva Talim ve Manevraları, Yedi Adet Kroki, Selanik 30 Ağustos 1325 (12 Eylül 1909)

Cumalı Ordugâhı, Makedonya bölgesinde, Köprülü-İştip yolu üzerinde bulunmaktadır. Bu Ordugâhta 3. Tümen Süvari Tümen Komutanı Tuğgeneral Suphi Paşa'nın komutası altında kurulan bir süvari tugayına eğitim ve manevra yaptırılmıştır. Bu manevraya katılan Mustafa Kemal, Cumalı Ordugâhı adlı eserini yazmış; süvari, bölük, alay, tugay eğitim ve manevralarını anlatmıştır. Mustafa Kemal'in bu eseri, Selanik'te 1909 yılında matbaa harfleri ile basılmıştır.


(...)


"Bir İki Söz

Cumalı Ordugâhı, Köprülü-İştip anayolu üzerinde ve Köprülü'nün 10 kilometre kuzeydoğusundaki Cumalı ve Karacalı köyleri yakınındaydı.

Söz konusu ordugâhta, Köprülü'den gelen 15. ve İştip'ten gelen 16. Süvari Alaylarından; 3. Süvari Tümeni Kumandanı Tuğgeneral Suphi Paşa hazretlerinin kumandası altında teşekkül eden bir Süvari Tugayı "Talim ve Manevra" maksadıyla toplanmıştı.

Söz konusu tugayın talimlerini teftiş etmek üzere 16 Ağustos 1325 (29 Ağustos 1909) Pazar günü Cumalı Ordugâhına giden Ordu Kurmay Başkanı Ali Paşa'nın refakatinde bulunan Kurmay Binbaşı Bahattin ve Kurmay Kıdemli Yüzbaşı Sami ve Mümtaz Yüzbaşı Nuri Bey'ler arasında ben de bulunuyordum; 26 Ağustos'a (8 Eylül) kadar orada kaldım.

Bizde talim ve tatbikat maksadıyla bir süvari tugayının toplandığı senelerden beri görülmedi. Kurmay Başkanı'nın, Ordu Kumandanlarının manevra meydanlarında bulunmaları da şimdiye kadar görülmemiş gibidir.

Cumalı Ordugâhı özlediğimiz askerlik hayatının başlangıcı olarak değerlendirilebileceğinden; orada geçirdiğim on günlük hayatın hatırası olmak üzere tuttuğum bazı notları silah arkadaşlarıma hediye etmek istedim.

Asker hediyesi, asker olanlarca makbule geçer.

M. Kemal" (Bkz. "Atatürk'ün Bütün Eserleri, Cilt: 1 (1903-1905)", Kaynak Yayınları: 260, Birinci Basım: 260, s.57.58)

 
 
 

Yorumlar


© 2025 ataturkunizinde.com tüm hakları saklıdır.

bottom of page